Gerçeğe Aykırı Bilirkişilik / Tercümanlık Suçu (TCK 276) – 2026
TCK 276 Tam Metin
Gerçeğe aykırı bilirkişilik suçu tck 276, TCK’nın “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenir; korunan hukuki değer, bilirkişinin adli makamlara karşı doğruyu beyan etme ödevi ve bu yolla adaletin doğru işlemesidir.
(1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi veya kurullar tarafından görevlendirilen tercümanın ifade veya belgeleri gerçeğe aykırı olarak tercüme etmesi halinde, birinci fıkra hükmü uygulanır.
Madde gerekçesine göre; bilirkişinin kendi bilgi ve değerlendirmesine göre vereceği mütalaanın sadece hatalı olması, kastın bulunmaması hâlinde suç oluşturmayacaktır. Suçun maddi unsuru, gerçeğin tümüyle gizlenmesi, kısmen açıklanması ya da değiştirilerek açıklanması şeklinde ortaya çıkabilir; suçun oluşması için raporun hükme etkili olması veya zararlı bir netice doğması şart değildir, gerçeğin bilirkişinin görüşünden farklı olduğunun ispatlanması yeterlidir.
Özgü Fail Niteliği: Yalnızca Usulüne Uygun Atanmış Bilirkişi/Tercüman
TCK m.276, failin kim olabileceği konusunda son derece dar bir çerçeve çizer: suçun faili, ancak yargı mercileri veya kanunen soruşturma yapmak ya da yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bir kişi veya kurul tarafından usulüne uygun olarak görevlendirilmiş bilirkişi veya tercüman olabilir. Bu, suçu özgü (mahsus) bir suç hâline getirir.
Uzman görüşü gerçeğe aykırı bilirkişilik sayılır mı? Hayır. Tarafların kendi imkanlarıyla, mahkeme bilirkişisinden bağımsız olarak seçtikleri bir uzmandan aldıkları bilimsel mütalaa (CMK m.67/6) veya hukuk yargılamasındaki HMK m.293’teki “uzman görüşü”, resmi bir görevlendirmeye dayanmaz. Bu kişiler mahkeme veya yetkili merci tarafından atanmadıklarından, TCK m.276’nın doğrudan faili olamazlar; hazırladıkları görüş ne kadar taraflı veya yanıltıcı olursa olsun, bu madde kapsamında değerlendirilmez. Benzer şekilde, yargı mercii veya kanunda sayılan yetkili kurul niteliğinde olmayan bir mercii (örneğin tüketici hakem heyeti) tarafından görevlendirilen bir bilirkişi de, Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre bu suçun faili sayılmaz.
“Hata / Takdir Hakkı” ile “Gerçeğe Aykırılık (Kast)” Ayrımı
Bilirkişi raporundaki hatanın ceza sorumluluğu, bu suçun en kritik ve en sık yanlış anlaşılan yönüdür. Yargıtay’ın istikrar kazanmış içtihadına göre, bilirkişinin kendi bilgi, tecrübe ve yöntemine göre düzenlediği raporun sonradan hatalı çıkması, tek başına suç oluşturmaz.
Suç Oluşturmayan Hâl
Bilirkişinin teknik değerlendirmesindeki kanaat farkı, basit hesaplama hatası veya farklı bir yöntemle farklı bir sonuca ulaşılması.
Suç Oluşturan Hâl
Bilimsel/teknik gerçeklerin bilerek ve isteyerek çarpıtılması, maddi olguların kasten saptırılması veya taraflardan biri lehine bilinçli olarak yanlış veri kullanılması.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin bir kararında, bir bilirkişinin dövizin değerini gerçek değerinin çok altında (18.801,79 TL yerine gerçekte 52.582,968 TL) göstermesine rağmen; sanığın taraflarla bir ilişkisinin bulunmadığı, kendisinden ek rapor istenseydi hatasını düzeltebileceğini savunması ve menfaat teminine dair kesin delil bulunmaması nedeniyle beraat kararı onanmıştır. Bu, “büyük bir hesap hatası dahi tek başına kastı göstermez” ilkesinin somut bir uygulamasıdır. Buna karşılık, aynı Daire’nin başka bir kararında, bir inşaat bilirkişisinin muris muvazaası davasında taşınmazın iç özelliklerini ve değerini gerçeğinden açıkça farklı göstermesi, somut delillerle (örneğin daha sonraki teknik incelemelerle) desteklenince mahkûmiyete konu edilmiştir.
TCK 276 vs TCK 204 (Resmi Belgede Sahtecilik) vs TCK 257 (Görevi Kötüye Kullanma)
Bilirkişi raporu, uygulamada resmi belge niteliği taşıyabildiğinden, hangi somut olayda hangi maddenin uygulanacağı dikkatli bir hukuki nitelendirme gerektirir.
| Kriter | TCK 276 | TCK 204 (Resmi Belgede Sahtecilik) | TCK 257 (Görevi Kötüye Kullanma) |
|---|---|---|---|
| Uygulama Şartı | Fail, yargı mercii/yetkili kurulca usulüne uygun görevlendirilmiş olmalı | Görevlendirme yetkisiz merciden gelmişse veya belge sahteliği söz konusuysa | Fail kamu görevlisi ama TCK 276’nın özel şartları oluşmamışsa |
| Ceza | 3-7 yıl hapis | Genellikle daha ağır (belgenin niteliğine göre) | Daha hafif (görevin ihmali/kötüye kullanımı) |
| Tipik Örnek | Mahkemece atanan bilirkişinin bilerek yanlış rapor vermesi | Yetkisiz bir kurulca (örn. tüketici hakem heyeti) atanan bilirkişinin sahte imzalı raporunun resmi belge sayılması | Kamu görevlisi bilirkişinin görevini ihmal etmesi ama kasıtlı çarpıtma ispatlanamaması |
Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin önemli bir kararında, tüketici hakem heyetince görevlendirilen bir bilirkişinin gerçeğe aykırı rapor düzenlemesi olayında, tüketici hakem heyetinin “yargı mercii veya soruşturma/yemin altında tanık dinleme yetkisine sahip kurul” olmaması nedeniyle TCK m.276’nın uygulanamayacağı, ancak bilirkişinin TCK m.6/1-c uyarınca kamu görevlisi sayıldığı ve raporun resmi belge niteliği taşıdığı gözetilerek olayın TCK m.204/1’deki resmi belgede sahtecilik suçuna temas edip etmediğinin değerlendirilmesi gerektiğine karar verilmiştir. Bu, hangi merciin bilirkişi atadığının, uygulanacak suç tipini kökten değiştirebileceğini gösteren kritik bir örnektir.
Avukata Sor
Gerçeğe aykırı bilirkişilik/tercümanlık isnadı veya bir bilirkişi raporuna karşı suç duyurusu sürecinizi birlikte değerlendirelim.
Danışmanlık ücretlidir. TBB 2025-2026 Asgari Ücret Tarifesi
Suçun Tamamlanma Anı ve “Etkin Pişmanlık” Meselesi
Gerçeğe aykırı bilirkişilik etkin pişmanlık tck 276 2 aramasına net bir cevap vermek gerekir: TCK m.275’teki (yalan yere yemin) yapının aksine, TCK m.276’da ayrı ve özel bir etkin pişmanlık fıkrası bulunmamaktadır. Maddenin 2. fıkrası, etkin pişmanlıkla değil, tercümanlık fiiliyle ilgilidir.
Bununla birlikte pratikte önemli bir güvence vardır: Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre suçun maddi unsuru, bilirkişinin gerçek dışı bildiriminin (mütalaasının) ilgili merciine ibraz edildiği (resmi olarak sunulduğu) anda tamamlanır. Bu nedenle bilirkişinin, raporunu resmen sunmadan önce -örneğin ek rapor veya yeniden inceleme sürecinde- kendi hatasını fark edip düzeltmesi, teknik anlamda bir “etkin pişmanlık” değil, suçun hiç oluşmamış olması anlamına gelir; çünkü henüz tamamlanmış, merciine sunulmuş bir gerçeğe aykırı beyan yoktur.
Şikayete Tabi mi? Erteleme ve HAGB Mümkün mü?
Gerçeğe aykırı bilirkişilik suçu şikayete tabi değildir; Cumhuriyet savcılığı resen soruşturma başlatabilir. Alt sınırın 3 yıl olması, cezanın bireyselleştirilmesi bakımından önemli pratik sonuçlar doğurur.
Erteleme (TCK m.51)
Yalnızca 2 yıl ve altı hapis cezalarında uygulanabildiğinden, alt sınırı 3 yıl olan bu suçta fiilen mümkün değildir.
Adli Para Cezasına Çevirme (TCK m.50)
Kısa süreli hapis cezaları (1 yıl ve altı) için uygulanabildiğinden, bu suçta mümkün değildir.
HAGB (CMK m.231)
2 yıl ve altı hapis/adli para cezalarında uygulanabildiğinden, alt sınır nedeniyle fiilen mümkün değildir.
Bilirkişi Hakkında Suç Duyurusu Nasıl Yapılır?
Bilirkişi hakkında suç duyurusu nasıl yapılır sorusuna pratik bir cevap: şikayete tabi olmadığından, doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı bir suç duyurusu dilekçesiyle başvurulabilir.
Dosya Bilgileri
Bilirkişinin görev aldığı dava/dosya numarası, raporun tarihi ve mahkemesi net belirtilmelidir.
Somut Aykırılık
Raporun hangi noktada gerçeğe aykırı olduğu, mümkünse başka bir teknik veri veya karşı rapor ile somutlaştırılmalıdır.
Kastı Gösteren Emareler
Bilirkişinin taraflardan biriyle menfaat ilişkisi, önceki benzer olaylar veya sistematik bir yanlılık varsa belirtilmelidir.
Ekler
İtiraz dilekçeleri, ek rapor talepleri ve varsa yeni bilirkişi raporu suç duyurusuna eklenmelidir.
Soyut ve gerekçesiz bir “rapor bana göre yanlış” beyanı, tek başına soruşturma açılması için yeterli görülmeyebilir; savcılık, kastın varlığını gösteren somut ve objektif veriler arar.
İspat Usulü ve Rapor İptali: Hukuk Davasına Etkisi
Gerçeğe aykırı bir bilirkişi raporuna karşı hukuk (veya ceza) davasındaki ilk ve en hızlı yol, ceza davası açmak değil, dava içinde itiraz etmektir. Rapor tebliğ edildikten sonra, taraflar somut ve teknik gerekçelerle itiraz ederek ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmasını talep edebilir.
Gerçeğe aykırı bilirkişilik suçundan açılan bir ceza davası, otomatik olarak hukuk davasındaki kararı etkilemez; hukuk mahkemesi bu ceza davasının sonucunu beklemek zorunda değildir. Ancak bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaa verdiği, kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararıyla sabit olursa, bu durum hukuk davasında yargılamanın iadesi (yenilenmesi) sebeplerinden biri olabilir; nitekim HMK m.375/1-f, kasten gerçeğe aykırı bilirkişi/tercüman görüşünü de bu kanun yollarından biri olarak sayar. Bu nedenle rapora karşı önce dava içi itiraz ve ek rapor talebi yolunun tüketilmesi, gerekiyorsa ayrıca ceza şikayetinin yapılması önerilen stratejidir.
Somut Senaryolar

Emsal Yargıtay Kararları
Emsal Yargıtay Kararları
Bilirkişinin düzenlediği raporda bir dövizin değerini 18.801,79 TL olarak belirtmesine karşın, sonradan alınan farklı bir raporda bu değerin 52.582,968 TL olduğunun tespit edildiği olayda; sanığın kendi yöntemine göre hazırladığı raporun hatalı olabileceği, menfaat temini veya suç kastına dair kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı onanmıştır.
Muris muvazaası davasında inşaat bilirkişisi olarak görev yapan sanığın taşınmazın iç özellikleri ve değerine ilişkin gerçeğinden farklı mütalaada bulunması olayında, suçun oluşması için mütalaanın hükme etkili olmasının veya zararlı netice doğmasının gerekli olmadığı, gerçeğin bilirkişinin görüşünden farklı olduğunun ispatının yeterli olduğu vurgulanarak beraat kararı bozulmuştur.
Tüketici hakem heyetince görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı rapor düzenlemesi olayında, tüketici hakem heyetinin yargı mercii veya soruşturma/yemin altında tanık dinleme yetkisine sahip kurullardan olmaması nedeniyle TCK m.276’nın oluşmayacağı; ancak bilirkişinin kamu görevlisi sayılması ve raporun resmi belge niteliği taşıması nedeniyle TCK m.204’ün değerlendirilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Kadastro tespit çalışmalarında mahalli bilirkişi olarak görev yapan sanıkların, köye ait meraları kendileri ve akrabaları üzerine geçirilmesini sağlamak amacıyla gerçeğe aykırı bilirkişilik yaptığı iddiasında, bu suça ilişkin yargılamanın üst dereceli asliye ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
Antalya Ceza Avukatı
Gerçeğe aykırı bilirkişilik/tercümanlık isnadı veya bir rapora karşı hukuki stratejinizi birlikte değerlendirelim.
Danışmanlık ücretlidir. TBB 2025-2026 Asgari Ücret Tarifesi
Sık Sorulan Sorular
Gerçeğe aykırı bilirkişilik suçu (TCK 276) nedir?
Uzman görüşü (CMK 67/6, HMK 293) gerçeğe aykırı bilirkişilik sayılır mı?
Bilirkişi raporundaki hatanın ceza sorumluluğu var mıdır?
TCK 276’da etkin pişmanlık hükmü var mıdır?
Bilirkişi hakkında suç duyurusu nasıl yapılır?
Avukata Sor – Antalya Ceza Avukatı
Gerçeğe aykırı bilirkişilik/tercümanlık suçu süreciniz hakkında Antalya ceza avukatıyla görüşün.
Danışmanlık ücretlidir. TBB 2025-2026 Asgari Ücret Tarifesi