Aile Hukukundan Kaynaklanan Yükümlülüğün İhlali (TCK 233) – 2026
TCK 233 Nedir? Tam Metin
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali, TCK’nın “Aile Düzenine Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenir. Korunan hukuki değer, ailenin maddi ve manevi varlığının sağlıklı bir şekilde gelişmesidir.
(1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Velayet hakları kaldırılmış olsa da, itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da onur kırıcı tavır ve hareketlerin sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya baba, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) (Ek: 8/8/2026-7593/3 md.) Birinci ve üçüncü fıkralarda tanımlanan fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87, fıkra 2 ve 4) suçunu işlemesi hâlinde şikayet aranmaksızın, faile bu madde uyarınca verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
Güncel değişiklik: Maddeye 8 Ağustos 2026 tarihinde 7593 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle yeni bir fıkra (4. fıkra) eklenmiştir. Bu nedenle 2026 öncesi yazılmış bazı kaynaklarda yalnızca üç fıkra yer alabilir; güncel mevzuatta dört fıkra bulunmaktadır.
Üç Ayrı Yükümlülük İhlali Türü
Bakım/Eğitim/Destek İhlali (m.233/1)
Eş, çocuk veya bakıma muhtaç anne-babaya yönelik bakım, eğitim veya destek ihtiyacının karşılanmaması.
Hamile Kişiyi Terk Etme (m.233/2)
Hamile eşi veya birlikte yaşadığı, kendisinden gebe kalan evli olmayan kadını çaresiz durumda terk etme.
Manevi Terk (m.233/3)
Alışkanlık hâline gelmiş sarhoşluk, madde kullanımı veya onur kırıcı yaşayışla çocukların ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır tehlikeye sokma.
Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünün kapsamı, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir; eşler arası bakım ve yardım yükümlülüğü, ebeveynlerin çocuklarına, çocukların da bakıma muhtaç ebeveynlerine karşı yükümlülükleri bu kapsama girer.
Hamile Kadını Terk Etme Suçu (TCK 233/2)
Hamile kadını terk etme suçu, evli olsun veya olmasın, gebe olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kaldığını bildiği kadını, ona her türlü yardımı yapmaksızın ortada bırakan kişiyi cezalandırır. Ceza 6 aydan 2 yıla kadar hapistir.
Bu suçun oluşması için failin kadını çaresiz durumda bırakması şarttır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin bir kararına göre, hamile eşini geride bırakarak başka bir şehre tayin isteyip giden bir kişi, eğer eşi çaresiz durumda kalmamışsa (örneğin maddi imkanlara sahipse, ailesinin yanındaysa) bu suçu işlemiş sayılmaz; sırf evden ayrılmak veya tayin istemek, tek başına “çaresiz durumda terk” unsurunu oluşturmaz. Aynı şekilde, tarafların henüz sürekli birlikte yaşadığı kanıtlanamıyorsa da bu fıkra uygulanamaz.
Çocuğun Bakım Yükümlülüğünü İhlal Cezası (TCK 233/1)
Çocuğun bakım yükümlülüğünü ihlal cezası, TCK m.233/1 kapsamında 3 aydan 2 yıla kadar hapistir. Yargıtay kararlarında bu suçun somut örnekleri arasında; çocukları sabah evde kilitleyip akşam dönme, maddi imkanı olmasına rağmen bakım masraflarını karşılamama, çocuğun eğitimiyle (okula devam etmesiyle) ilgilenmeme yer alır.
Bakım İhmali
Bakıma muhtaç çocuğu veya yaşlı ebeveyni maddi/fiziksel ihtiyaçlarından yoksun bırakma.
Eğitim İhmali
Öğrenim çağındaki çocuğun okula devamını sağlamama; Yargıtay bu iddialarda okul kayıtlarının araştırılmasını şart koşar.
Destek İhmali
Maddi imkânı bulunduğu hâlde eşe veya çocuklara ekonomik destek sağlamama.
Bu suçun oluşması için failin “terk” etmemiş olması gerekir; yani fail aile içinde/yakınında kalmaya devam ederken yükümlülüklerini yerine getirmemelidir. Fail çocuğu veya eşi bilinmeyen bir yere bırakıp bir daha geri dönmezse veya aramazsa, bu artık m.233 değil, çok daha ağır bir suç olan terk suçunu (TCK m.97) oluşturabilir.
2026 Güncellemesi: Ağırlaştırıcı Netice Hükmü (TCK 233/4)
8 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle TCK m.233’e eklenen 4. fıkra, önemli bir caydırıcılık artışı getirmiştir. Buna göre, m.233/1 (bakım/eğitim/destek ihlali) veya m.233/3 (manevi terk) kapsamındaki fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürülmesi ya da neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralanması (ağır engellilik, yüz felci, konuşma/yürüme yeteneğinin yitirilmesi gibi TCK m.87/2-4’teki ağır sonuçlar) hâlinde, ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
Bu yeni fıkranın en kritik yönü, normalde şikayete tabi olan m.233/1’in bu ağır netice hâlinde şikayet aranmaksızın resen soruşturulacağını düzenlemesidir. Yani mağdur çocuğun ölümü veya ağır yaralanması söz konusuysa, mağdur veya yakınlarının şikayetçi olup olmadığına bakılmaksızın savcılık doğrudan harekete geçer ve ceza önemli ölçüde artırılır.
Avukata Sor
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçu isnadı veya mağduriyeti yaşadığınız bir olayda haklarınızı birlikte değerlendirelim.
Danışmanlık ücretlidir. TBB 2025-2026 Asgari Ücret Tarifesi
TCK 233 Şikayete Tabi mi? Uzlaştırma Kapsamı
TCK 233 şikayete tabi mi sorusunun cevabı fıkraya göre değişir; bu, hem şikayetçi olmak isteyen mağdurlar hem de bu isnadı karşılayan şüpheliler için kritik bir ayrımdır.
| Fıkra | Şikayete Tabi mi? | Uzlaştırmaya Tabi mi? |
|---|---|---|
| m.233/1 (Bakım/Eğitim/Destek İhlali) | Evet | Evet |
| m.233/2 (Hamile Kişiyi Terk) | Hayır (resen) | Hayır |
| m.233/3 (Manevi Terk) | Hayır (resen) | Hayır |
| m.233/4 (Ağır Netice, 2026) | Hayır (resen, şikayet aranmaksızın) | Hayır |
Yalnızca m.233/1’deki şikayet hakkı, dava zamanaşımı süresi (8 yıl) içinde her zaman kullanılabilir; şikayetten vazgeçme, davanın düşmesi sonucunu doğurur. Diğer fıkralarda mağdurun şikayetçi olup olmaması sonucu etkilemez; savcılık ihbar veya kendiliğinden öğrenmeyle harekete geçer.
Nafaka Ödememe ile TCK 233 Farkı
Nafaka ödememe ile TCK 233 farkı, uygulamada en sık karıştırılan konulardan biridir; ikisi tamamen farklı hukuki kurumlardır.
| Kriter | Nafaka Ödememe (İİK m.344) | TCK m.233 |
|---|---|---|
| Hukuki Nitelik | İcra hukuku yaptırımı (tazyik/zorlama hapsi) | Gerçek ceza hukuku suçu |
| Ön Şart | Kesinleşmiş mahkeme nafaka kararı + icra takibi zorunlu | Nafaka kararı veya icra takibi şart değil |
| Amaç | Cezalandırmak değil, ödemeye zorlamak | Kusurlu davranışı cezalandırmak |
| Süre | En fazla 3 ay, ödeme yapılınca derhâl tahliye | 3 ay – 3 yıl arası (fıkraya göre) |
| Adli Sicile Etkisi | İşlemez | İşler (mahkûmiyet hâlinde) |
| Şikayet Süresi | Öğrenmeden 3 ay, fiilden 1 yıl (İİK m.347, hak düşürücü) | Dava zamanaşımı süresi boyunca (yalnızca m.233/1) |
| Yetkili/Görevli Merci | İcra ceza mahkemesi | Asliye ceza mahkemesi |
Pratikte en doğrudan ve etkili nafaka tahsil yolu İİK m.344’teki tazyik hapsidir; bu yaptırım için mutlaka kesinleşmiş bir nafaka ilamı ve usulüne uygun icra takibi bulunmalıdır. TCK m.233 ise daha çok, henüz bir nafaka kararı alınmadan veya icra sürecine girilmeden önceki dönemde, eşin veya çocuğun genel bakım yükümlülüğünün ihmal edildiği durumlarda gündeme gelir. Bir olayda her iki müessese de aynı anda uygulanabilir; örneğin nafaka kararına rağmen ödeme yapılmaması hem İİK m.344 hem de somut olayın koşullarına göre ayrıca m.233 kapsamında değerlendirilebilir.
Terk Suçu (TCK 97) ile TCK 233 Farkı
Yargıtay’ın istikrar kazanmış içtihadına göre, bu iki suç arasındaki ayrım “kendi haline terk” unsurunda düğümlenir. TCK m.97’deki terk suçunun mağduru, yaşı veya hastalığı nedeniyle kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma/gözetim yükümlülüğü altında bulunan kişidir; suç, failin mağdurla fiili ilişkisini kesip onu koruma ve gözetim üstlenebilecek başka bir kişi veya kurumun kontrolüne bırakmaksızın kendi hâline bırakmasıyla oluşur.
TCK m.233’te ise mağdur tamamen “kendi hâline” bırakılmaz; güvenli bir ortamda (örneğin diğer ebeveynin, bir akrabanın veya bir kurumun yanında) kalmaya devam eder, ancak bakım, eğitim veya destek yükümlülüğü yerine getirilmez. Yargıtay, evlilik dışı doğan bebeğini hastanede bırakıp bir daha almayan, ya da çocuklarını üçüncü bir kişiye teslim etmeye çalışıp bu kişi kabul etmeyince tekrar almayan faillerin, “kendi hâline terk” unsuru oluşmadığından terk suçunu değil, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçunu işlediğine hükmetmiştir.
Aile Yükümlülüğünün İhlali Suçu Cezası: Erteleme, HAGB, Adli Para
Aile yükümlülüğünün ihlali suçu cezası bakımından önemli bir teknik ayrım vardır: m.233/1’de yalnızca hapis cezası öngörüldüğünden (adli para cezası seçenek yaptırım olarak düzenlenmediğinden), bu fıkra kapsamında hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilemez. Buna karşılık m.233/2 ve m.233/3 kapsamında hükmedilen hapis cezaları, TCK m.50 uyarınca adli para cezasına çevrilebilir.
Erteleme (TCK m.51)
Tüm fıkralar bakımından, şartları varsa hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi mümkündür.
HAGB (CMK m.231)
Tüm fıkralar bakımından, hapis veya adli para cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
Zamanaşımı ve Görevli Mahkeme
Bu suç yargılamalarında olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Yargılama görevi asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.
Somut Senaryolar

Emsal Yargıtay Kararları
Emsal Yargıtay Kararları
Sanığın hamile eşiyle tartışıp onun bilgisi dışında başka şehre tayin isteyerek taşınması olayında, katılanın çaresiz durumda terk edilmediğinin anlaşılması karşısında, unsurları oluşmayan suçtan beraat kararı verilmesi yerinde bulunmuştur.
Sanık hakkındaki soruşturmanın ihbar üzerine başlatılması ve kovuşturmanın da TCK m.233/3 uyarınca kamu adına açılan dava biçiminde yürütülmesinin usule uygun olduğu, bu fıkranın şikayete tabi olmadığı vurgulanmıştır.
TCK m.233/1’de yalnızca hapis cezası öngörülmesine karşın mahkemece doğrudan adli para cezasına hükmedilmesinin, cezanın takdirinde TCK m.61/1’e aykırılık oluşturduğuna; ayrıca bu fıkranın uzlaşmaya tabi olduğu gözetilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna karar verilmiştir.
Annenin, elektriğin kesilmesine sinirlenerek bakıma muhtaç 11 aylık ve 4 yaşındaki çocuklarını ayrı odalara kilitleyip 11 saat evden ayrılması olayında, “kendi hâline terk” unsuru gerçekleşmediğinden terk suçunun oluşmayacağı; ancak bakım, eğitim ve destek olma yükümlülüğünün ihlal edilmesi nedeniyle her iki çocuk için ayrı ayrı TCK m.233’ün oluşacağı kabul edilmiştir.
Sanığın aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali eylemi bakımından, bu suçun uzlaşma kapsamında olduğu; taraflara usulüne uygun bir uzlaşma teklifi yapılmadan doğrudan hüküm kurulmasının, uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yapılan bir usul hatası olduğuna karar verilmiştir.
Antalya Ceza Avukatı
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali isnadı, şikayet süreci veya nafaka/terk suçu ayrımı konusundaki sorularınızı birlikte değerlendirelim.
Danışmanlık ücretlidir. TBB 2025-2026 Asgari Ücret Tarifesi
Sık Sorulan Sorular
TCK 233 şikayete tabi mi?
Hamile kadını terk etme suçunun cezası nedir?
Çocuğun bakım yükümlülüğünü ihlal cezası nedir?
Nafaka ödememe ile TCK 233 arasındaki fark nedir?
Aile yükümlülüğünün ihlali suçu cezası ertelenir mi, adli para cezasına çevrilebilir mi?
Avukata Sor – Antalya Ceza Avukatı
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali süreciniz hakkında Antalya ceza avukatıyla görüşün.
Danışmanlık ücretlidir. TBB 2025-2026 Asgari Ücret Tarifesi