Ceza Hukuku
Aile Hukukundan Kaynaklanan Yükümlülüğün İhlali

Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçu, ailenin maddi ve manevi varlığının sağlıklı gelişimini korumak amacıyla düzenlenmiş bir suçtur. TCK m.233, üç ayrı yükümlülük ihlalini kapsar: bakım/eğitim/destek yükümlülüğünün yerine getirilmemesi (3 ay – 2 yıl hapis), hamile eşi veya sevgiliyi çaresiz durumda terk etme (6 ay – 2 yıl hapis) ve çocukların ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır tehlikeye sokan manevi terk (1 – 3 yıl hapis). Bu üç halden yalnızca ilki (m.233/1) şikayete tabidir; diğerleri Cumhuriyet savcılığınca resen soruşturulur. Bu suç, nafaka ödememe (İİK m.344) ile sıkça karıştırılan ama hukuken bağımsız bir kurumdur.

TCK 233 Nedir? Tam Metin

Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali, TCK’nın “Aile Düzenine Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenir. Korunan hukuki değer, ailenin maddi ve manevi varlığının sağlıklı bir şekilde gelişmesidir.

TCK Madde 233 (5237 Sayılı Kanun – Güncel Hâliyle – Kaynak: mevzuat.gov.tr)

(1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

(3) Velayet hakları kaldırılmış olsa da, itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da onur kırıcı tavır ve hareketlerin sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya baba, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(4) (Ek: 8/8/2026-7593/3 md.) Birinci ve üçüncü fıkralarda tanımlanan fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87, fıkra 2 ve 4) suçunu işlemesi hâlinde şikayet aranmaksızın, faile bu madde uyarınca verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.

Güncel değişiklik: Maddeye 8 Ağustos 2026 tarihinde 7593 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle yeni bir fıkra (4. fıkra) eklenmiştir. Bu nedenle 2026 öncesi yazılmış bazı kaynaklarda yalnızca üç fıkra yer alabilir; güncel mevzuatta dört fıkra bulunmaktadır.

TCK 233 – Temel Bilgiler
Yasal Dayanak5237 Sayılı TCK Madde 233 (Aile Düzenine Karşı Suçlar)
m.233/1 Cezası3 aydan 2 yıla kadar hapis; yalnızca hapis, adli para cezasına çevrilemez
m.233/2 Cezası6 aydan 2 yıla kadar hapis; adli para cezasına çevrilebilir
m.233/3 Cezası1 yıldan 3 yıla kadar hapis; adli para cezasına çevrilebilir
ŞikayetYalnızca m.233/1 şikayete tabi; diğerleri resen soruşturulur
UzlaştırmaYalnızca m.233/1 uzlaştırmaya tabi
Görevli MahkemeAsliye ceza mahkemesi

Üç Ayrı Yükümlülük İhlali Türü

Bakım/Eğitim/Destek İhlali (m.233/1)

Eş, çocuk veya bakıma muhtaç anne-babaya yönelik bakım, eğitim veya destek ihtiyacının karşılanmaması.

Hamile Kişiyi Terk Etme (m.233/2)

Hamile eşi veya birlikte yaşadığı, kendisinden gebe kalan evli olmayan kadını çaresiz durumda terk etme.

Manevi Terk (m.233/3)

Alışkanlık hâline gelmiş sarhoşluk, madde kullanımı veya onur kırıcı yaşayışla çocukların ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır tehlikeye sokma.

Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünün kapsamı, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir; eşler arası bakım ve yardım yükümlülüğü, ebeveynlerin çocuklarına, çocukların da bakıma muhtaç ebeveynlerine karşı yükümlülükleri bu kapsama girer.

Hamile Kadını Terk Etme Suçu (TCK 233/2)

Hamile kadını terk etme suçu, evli olsun veya olmasın, gebe olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kaldığını bildiği kadını, ona her türlü yardımı yapmaksızın ortada bırakan kişiyi cezalandırır. Ceza 6 aydan 2 yıla kadar hapistir.

Bu suçun oluşması için failin kadını çaresiz durumda bırakması şarttır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin bir kararına göre, hamile eşini geride bırakarak başka bir şehre tayin isteyip giden bir kişi, eğer eşi çaresiz durumda kalmamışsa (örneğin maddi imkanlara sahipse, ailesinin yanındaysa) bu suçu işlemiş sayılmaz; sırf evden ayrılmak veya tayin istemek, tek başına “çaresiz durumda terk” unsurunu oluşturmaz. Aynı şekilde, tarafların henüz sürekli birlikte yaşadığı kanıtlanamıyorsa da bu fıkra uygulanamaz.

Çocuğun Bakım Yükümlülüğünü İhlal Cezası (TCK 233/1)

Çocuğun bakım yükümlülüğünü ihlal cezası, TCK m.233/1 kapsamında 3 aydan 2 yıla kadar hapistir. Yargıtay kararlarında bu suçun somut örnekleri arasında; çocukları sabah evde kilitleyip akşam dönme, maddi imkanı olmasına rağmen bakım masraflarını karşılamama, çocuğun eğitimiyle (okula devam etmesiyle) ilgilenmeme yer alır.

Bakım İhmali

Bakıma muhtaç çocuğu veya yaşlı ebeveyni maddi/fiziksel ihtiyaçlarından yoksun bırakma.

Eğitim İhmali

Öğrenim çağındaki çocuğun okula devamını sağlamama; Yargıtay bu iddialarda okul kayıtlarının araştırılmasını şart koşar.

Destek İhmali

Maddi imkânı bulunduğu hâlde eşe veya çocuklara ekonomik destek sağlamama.

Bu suçun oluşması için failin “terk” etmemiş olması gerekir; yani fail aile içinde/yakınında kalmaya devam ederken yükümlülüklerini yerine getirmemelidir. Fail çocuğu veya eşi bilinmeyen bir yere bırakıp bir daha geri dönmezse veya aramazsa, bu artık m.233 değil, çok daha ağır bir suç olan terk suçunu (TCK m.97) oluşturabilir.

2026 Güncellemesi: Ağırlaştırıcı Netice Hükmü (TCK 233/4)

8 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle TCK m.233’e eklenen 4. fıkra, önemli bir caydırıcılık artışı getirmiştir. Buna göre, m.233/1 (bakım/eğitim/destek ihlali) veya m.233/3 (manevi terk) kapsamındaki fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürülmesi ya da neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralanması (ağır engellilik, yüz felci, konuşma/yürüme yeteneğinin yitirilmesi gibi TCK m.87/2-4’teki ağır sonuçlar) hâlinde, ceza yarısından iki katına kadar artırılır.

Bu yeni fıkranın en kritik yönü, normalde şikayete tabi olan m.233/1’in bu ağır netice hâlinde şikayet aranmaksızın resen soruşturulacağını düzenlemesidir. Yani mağdur çocuğun ölümü veya ağır yaralanması söz konusuysa, mağdur veya yakınlarının şikayetçi olup olmadığına bakılmaksızın savcılık doğrudan harekete geçer ve ceza önemli ölçüde artırılır.

Avukata Sor

Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçu isnadı veya mağduriyeti yaşadığınız bir olayda haklarınızı birlikte değerlendirelim.

Danışmanlık ücretlidir. TBB 2025-2026 Asgari Ücret Tarifesi

Antalya Ceza Avukatı

TCK 233 Şikayete Tabi mi? Uzlaştırma Kapsamı

TCK 233 şikayete tabi mi sorusunun cevabı fıkraya göre değişir; bu, hem şikayetçi olmak isteyen mağdurlar hem de bu isnadı karşılayan şüpheliler için kritik bir ayrımdır.

Fıkra Şikayete Tabi mi? Uzlaştırmaya Tabi mi?
m.233/1 (Bakım/Eğitim/Destek İhlali) Evet Evet
m.233/2 (Hamile Kişiyi Terk) Hayır (resen) Hayır
m.233/3 (Manevi Terk) Hayır (resen) Hayır
m.233/4 (Ağır Netice, 2026) Hayır (resen, şikayet aranmaksızın) Hayır

Yalnızca m.233/1’deki şikayet hakkı, dava zamanaşımı süresi (8 yıl) içinde her zaman kullanılabilir; şikayetten vazgeçme, davanın düşmesi sonucunu doğurur. Diğer fıkralarda mağdurun şikayetçi olup olmaması sonucu etkilemez; savcılık ihbar veya kendiliğinden öğrenmeyle harekete geçer.

Nafaka Ödememe ile TCK 233 Farkı

Nafaka ödememe ile TCK 233 farkı, uygulamada en sık karıştırılan konulardan biridir; ikisi tamamen farklı hukuki kurumlardır.

Kriter Nafaka Ödememe (İİK m.344) TCK m.233
Hukuki Nitelik İcra hukuku yaptırımı (tazyik/zorlama hapsi) Gerçek ceza hukuku suçu
Ön Şart Kesinleşmiş mahkeme nafaka kararı + icra takibi zorunlu Nafaka kararı veya icra takibi şart değil
Amaç Cezalandırmak değil, ödemeye zorlamak Kusurlu davranışı cezalandırmak
Süre En fazla 3 ay, ödeme yapılınca derhâl tahliye 3 ay – 3 yıl arası (fıkraya göre)
Adli Sicile Etkisi İşlemez İşler (mahkûmiyet hâlinde)
Şikayet Süresi Öğrenmeden 3 ay, fiilden 1 yıl (İİK m.347, hak düşürücü) Dava zamanaşımı süresi boyunca (yalnızca m.233/1)
Yetkili/Görevli Merci İcra ceza mahkemesi Asliye ceza mahkemesi

Pratikte en doğrudan ve etkili nafaka tahsil yolu İİK m.344’teki tazyik hapsidir; bu yaptırım için mutlaka kesinleşmiş bir nafaka ilamı ve usulüne uygun icra takibi bulunmalıdır. TCK m.233 ise daha çok, henüz bir nafaka kararı alınmadan veya icra sürecine girilmeden önceki dönemde, eşin veya çocuğun genel bakım yükümlülüğünün ihmal edildiği durumlarda gündeme gelir. Bir olayda her iki müessese de aynı anda uygulanabilir; örneğin nafaka kararına rağmen ödeme yapılmaması hem İİK m.344 hem de somut olayın koşullarına göre ayrıca m.233 kapsamında değerlendirilebilir.

Terk Suçu (TCK 97) ile TCK 233 Farkı

Yargıtay’ın istikrar kazanmış içtihadına göre, bu iki suç arasındaki ayrım “kendi haline terk” unsurunda düğümlenir. TCK m.97’deki terk suçunun mağduru, yaşı veya hastalığı nedeniyle kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma/gözetim yükümlülüğü altında bulunan kişidir; suç, failin mağdurla fiili ilişkisini kesip onu koruma ve gözetim üstlenebilecek başka bir kişi veya kurumun kontrolüne bırakmaksızın kendi hâline bırakmasıyla oluşur.

TCK m.233’te ise mağdur tamamen “kendi hâline” bırakılmaz; güvenli bir ortamda (örneğin diğer ebeveynin, bir akrabanın veya bir kurumun yanında) kalmaya devam eder, ancak bakım, eğitim veya destek yükümlülüğü yerine getirilmez. Yargıtay, evlilik dışı doğan bebeğini hastanede bırakıp bir daha almayan, ya da çocuklarını üçüncü bir kişiye teslim etmeye çalışıp bu kişi kabul etmeyince tekrar almayan faillerin, “kendi hâline terk” unsuru oluşmadığından terk suçunu değil, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçunu işlediğine hükmetmiştir.

Aile Yükümlülüğünün İhlali Suçu Cezası: Erteleme, HAGB, Adli Para

Aile yükümlülüğünün ihlali suçu cezası bakımından önemli bir teknik ayrım vardır: m.233/1’de yalnızca hapis cezası öngörüldüğünden (adli para cezası seçenek yaptırım olarak düzenlenmediğinden), bu fıkra kapsamında hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilemez. Buna karşılık m.233/2 ve m.233/3 kapsamında hükmedilen hapis cezaları, TCK m.50 uyarınca adli para cezasına çevrilebilir.

Erteleme (TCK m.51)

Tüm fıkralar bakımından, şartları varsa hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi mümkündür.

HAGB (CMK m.231)

Tüm fıkralar bakımından, hapis veya adli para cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

Zamanaşımı ve Görevli Mahkeme

Bu suç yargılamalarında olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Yargılama görevi asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.

Somut Senaryolar

Uygulama Senaryoları: TCK 233 Oluşur mu?
Oluşur (m.233/1)Maddi imkânı olan baba, çocuklarına karşı bakım yükümlülüğünü hiç yerine getirmemiş — Şikayete tabidir; mağdur şikayetçi olmalıdır.
Oluşmaz (m.233/2)Koca, hamile eşiyle tartışıp başka şehre tayin istemiş, ancak eşi maddi olarak çaresiz kalmamış — Çaresizlik unsuru oluşmadığından beraat gerekir.
Oluşur (m.233/1)Anne, evdeki elektriğin kesilmesine sinirlenip 11 aylık ve 4 yaşındaki çocuklarını ayrı odalara kilitleyip 11 saat evden ayrılmış — “Kendi hâline terk” oluşmadığından terk suçu değil, her iki çocuk için ayrı ayrı m.233 oluşur.
Farklı KurumBaba, kesinleşmiş nafaka ilamına rağmen icra takibine ve tebligata rağmen ödeme yapmamış — Bu, öncelikle İİK m.344 tazyik hapsi kapsamında değerlendirilir.
Ağırlaştırıcı NeticeBakım ihmali nedeniyle çocuk ağır şekilde yaralanmış — 2026’da eklenen m.233/4 uyarınca şikayet aranmaksızın ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
Farklı SuçAnne, yeni doğan bebeğini bir daha aramamak üzere bir yabancıya bırakmış — “Kendi hâline terk” gerçekleştiğinden bu, m.233 değil m.97 (terk suçu) kapsamında değerlendirilebilir.
Emsal Yargıtay Kararları

Emsal Yargıtay Kararları

Emsal Yargıtay Kararları

Yargıtay 4. Ceza Dairesi – E. 2021/20673, K. 2024/842Çaresizlik Unsuru Oluşmadan Hamile Kişiyi Terk Suçu Oluşmaz

Sanığın hamile eşiyle tartışıp onun bilgisi dışında başka şehre tayin isteyerek taşınması olayında, katılanın çaresiz durumda terk edilmediğinin anlaşılması karşısında, unsurları oluşmayan suçtan beraat kararı verilmesi yerinde bulunmuştur.

Hukuki Sonuç: Failin evi terk etmiş olması tek başına yeterli değildir; mağdurun somut olarak çaresiz duruma düşmüş olması gerekir.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi – E. 2015/24427, K. 2016/4249m.233/3 Fıkrası Resen (Kamu Adına) Soruşturulur

Sanık hakkındaki soruşturmanın ihbar üzerine başlatılması ve kovuşturmanın da TCK m.233/3 uyarınca kamu adına açılan dava biçiminde yürütülmesinin usule uygun olduğu, bu fıkranın şikayete tabi olmadığı vurgulanmıştır.

Hukuki Sonuç: m.233/3 kapsamındaki manevi terk fiillerinde savcılık, mağdurun şikayeti olmaksızın da soruşturma açabilir.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi – E. 2015/29124, K. 2016/9182m.233/1 Kapsamında Doğrudan Adli Para Cezası Verilemez

TCK m.233/1’de yalnızca hapis cezası öngörülmesine karşın mahkemece doğrudan adli para cezasına hükmedilmesinin, cezanın takdirinde TCK m.61/1’e aykırılık oluşturduğuna; ayrıca bu fıkranın uzlaşmaya tabi olduğu gözetilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna karar verilmiştir.

Hukuki Sonuç: m.233/1’de hapis cezası zorunludur; ayrıca bu fıkra kapsamındaki davalarda uzlaştırma usulü mutlaka işletilmelidir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi – E. 2014/2629, K. 2015/33631“Kendi Hâline Terk” Unsuru Oluşmazsa Terk Suçu Değil TCK 233 Uygulanır

Annenin, elektriğin kesilmesine sinirlenerek bakıma muhtaç 11 aylık ve 4 yaşındaki çocuklarını ayrı odalara kilitleyip 11 saat evden ayrılması olayında, “kendi hâline terk” unsuru gerçekleşmediğinden terk suçunun oluşmayacağı; ancak bakım, eğitim ve destek olma yükümlülüğünün ihlal edilmesi nedeniyle her iki çocuk için ayrı ayrı TCK m.233’ün oluşacağı kabul edilmiştir.

Hukuki Sonuç: Mağdur güvenli bir alanda (evde) kalmaya devam ediyorsa, terk suçu değil aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçu oluşur; birden fazla mağdur varsa her biri için ayrı suç oluşur.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi – E. 2019/9737, K. 2019/16733m.233/1 Uzlaştırmaya Tabidir

Sanığın aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali eylemi bakımından, bu suçun uzlaşma kapsamında olduğu; taraflara usulüne uygun bir uzlaşma teklifi yapılmadan doğrudan hüküm kurulmasının, uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yapılan bir usul hatası olduğuna karar verilmiştir.

Hukuki Sonuç: m.233/1 kapsamındaki davalarda uzlaştırma usulünün atlanması, tek başına bozma nedenidir.

Antalya Ceza Avukatı

Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali isnadı, şikayet süreci veya nafaka/terk suçu ayrımı konusundaki sorularınızı birlikte değerlendirelim.

Danışmanlık ücretlidir. TBB 2025-2026 Asgari Ücret Tarifesi

Sık Sorulan Sorular

TCK 233 şikayete tabi mi?
Yalnızca m.233/1 şikayete tabidir. Diğer fıkralar (hamile terk, manevi terk, 2026’daki ağır netice hükmü) resen soruşturulur.
Hamile kadını terk etme suçunun cezası nedir?
6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır (TCK m.233/2); mağdurun çaresiz durumda bırakılmış olması şarttır.
Çocuğun bakım yükümlülüğünü ihlal cezası nedir?
3 aydan 2 yıla kadar hapistir (TCK m.233/1); şikayete tabidir ve yalnızca hapis cezası öngörülür.
Nafaka ödememe ile TCK 233 arasındaki fark nedir?
Nafaka ödememe İİK m.344 kapsamında tazyik hapsidir (icra yaptırımı, adli sicile işlemez, nafaka ilamı şarttır); TCK 233 gerçek bir ceza hukuku suçudur ve nafaka ilamı gerektirmez.
Aile yükümlülüğünün ihlali suçu cezası ertelenir mi, adli para cezasına çevrilebilir mi?
m.233/1’de adli para cezasına çevrilemez (yalnızca hapis öngörülür); m.233/2-3’te çevrilebilir. Tüm fıkralarda erteleme ve HAGB mümkündür.

Avukata Sor – Antalya Ceza Avukatı

Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali süreciniz hakkında Antalya ceza avukatıyla görüşün.

Danışmanlık ücretlidir. TBB 2025-2026 Asgari Ücret Tarifesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir