Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Bireysel Başvuru – 2026
AİHM Nedir? Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Kapsamı
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 1959 yılında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’yle güvence altına alınan hak ve özgürlüklerin korunması amacıyla kurulmuş uluslararası bir yargı organıdır. AİHS m.2-14 arasında yaşam hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı, kölelik ve zorla çalıştırma yasağı, kişi özgürlüğü ve güvenliği, adil yargılanma hakkı, suç ve cezaların kanuniliği, özel yaşama saygı, düşünce-vicdan-din özgürlüğü, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, evlenme hakkı, etkili başvuru hakkı ve ayrımcılık yasağı düzenlenir. Ek protokollerle mülkiyet hakkı, eğitim hakkı, serbest seçim hakkı ve iki dereceli yargılanma hakkı gibi haklar da koruma kapsamına alınmıştır.
AİHM, ulusal mahkemelerin üstünde bir temyiz mercii değildir; ulusal mahkeme kararlarını bozamaz veya değiştiremez. AİHM’in görevi, başvuruya konu olayda sözleşmeci devletin AİHS’den doğan yükümlülüklerine uyup uymadığını denetlemektir.

AİHM’e Kimler Başvurabilir?
AİHM’e Kimler Başvurabilir?
AİHS hükümlerine göre; sözleşme ile korunan hakları ihlal edildiğini düşünen gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri (şirketler dahil), hükümet dışı örgütler ve tüzel kişilik taşımayan fiili topluluklar (dernekler, sendikalar, siyasi partiler) bireysel başvuru yapabilir. Örgüt ve topluluklar yalnızca kendi tüzel kişiliklerine ait zararlar nedeniyle başvurabilir; üyelerinin bireysel mağduriyetlerini temsilen başvuramazlar. Çocuklar adına, hukuki durumu uygun olan anne veya babaları başvuru yapabilir.
Hayatta olmayan bir kişi adına doğrudan başvuru yapılamaz; ancak mirasçılar, ölen kişinin uğradığı haksızlığın giderilmesi için iç hukuk yollarını tükettikten sonra kendi adlarına başvurabilir. Başvuru sürecinde başvurucu ölürse, mirasçılık belgesini sunan mirasçılar başvuruyu devam ettirebilir. Başvurunun bir avukat aracılığıyla yapılması zorunlu değildir; ancak kabul edilebilirlik kararından sonra mahkeme, sürecin avukatla yürütülmesini talep etmektedir.
İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi İlkesi
İç hukuk yollarının tüketilmesi ilkesi, AİHM’e başvurunun ön şartıdır. Kural olarak, sözleşme ile korunan bir hakkın ihlal edildiği düşünülüyorsa, önce ilgili derece mahkemesi, ardından süresi içinde istinaf ve varsa temyiz, son olarak da Türkiye’de Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolunun tüketilmesi gerekir. Birden çok iç hukuk yolu mevcutsa, kural olarak bunlardan herhangi birinin (en etkili olanının) tüketilmiş olması yeterlidir. Etkili bir iç hukuk yolu bulunmadığı açıkça ortaya konabiliyorsa, istisnaen doğrudan AİHM’e başvurulabilir.
Uygulamada en çok karşılaşılan hata, tüm iç hukuk aşamaları tüketilmeden doğrudan AİHM’e gidilmesidir. Örneğin tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle uğranılan zararın tazmini isteniyorsa, öncelikle tutukluluğun devamına dair karara itiraz edilmeli, itiraz reddedilirse CMK m.141-142 uyarınca ilgili Ağır Ceza Mahkemesi’nde tazminat davası açılmalı, ardından sonucuna göre Anayasa Mahkemesi’ne, oradan da tatmin edici sonuç alınamazsa AİHM’e gidilmelidir.
AYM Kararı Sonrası AİHM’e Bireysel Başvuru
Aym kararı sonrası aihme bireysel başvuru süreci, Türkiye’deki iç hukuk yollarının tüketilmesinin son halkasıdır. İstinaf ve temyiz yolu kapalı olan mahkeme kararlarına karşı öncelikle Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılmalı; AYM’nin verdiği karar başvurucuyu tatmin etmiyorsa, ancak bu karardan sonra AİHM’e başvuru yapılabilir.
Örneğin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan itirazın reddi ya da kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı sulh ceza hâkimliğinin verdiği itirazın reddi kararları aleyhine, önce Anayasa Mahkemesi’ne, sonuç alınamazsa AİHM’e başvurulmalıdır. Yargılamanın makul süreyi aşması hâlinde de, mahkemenin karar vermesi beklenmeden Anayasa m.36 ve AİHS m.6/1 ihlali gerekçesiyle önce AYM’ye, olumlu sonuç alınamazsa AİHM’e başvuru yapılabilir.
Avukata Sor
İç hukuk yollarınızı doğru sırayla tüketip tüketmediğinizi ve AİHM başvuru sürenizin ne zaman başladığını birlikte belirleyelim.
Danışmanlık ücretlidir. TBB 2025-2026 Asgari Ücret Tarifesi
AİHM 4 Aylık Başvuru Süresi
Önemli güncelleme: AİHS’e Ek 15 No’lu Protokol’ün 1 Ağustos 2021’de yürürlüğe girmesiyle, AİHM’e başvuru süresi 6 aydan 4 aya indirilmiştir. Bu nedenle 2021 öncesi kaynaklarda veya güncellenmemiş makalelerde hâlâ “6 ay” bilgisine rastlanabilir; güncel ve doğru süre 4 aydır.
Süre, iç hukuk yollarının tüketildiği kesin kararın tebliğ edildiği veya öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Süre içinde tüm iç hukuk yolları tüketilmemiş olsa dahi, AİHM’in başvuru hakkında karar verdiği tarihe kadar iç hukuk yollarının tüketilmiş olması hâlinde başvuru yine de incelenebilir; ancak bu istisnai bir durumdur ve güvenilir bir strateji değildir.
AİHM Kabul Edilebilirlik Kriterleri (Madde 35)
Aihm kabul edilebilirlik kriterleri madde 35 uyarınca AİHM, bir başvuruyu; iç hukuk yollarının tüketilmemesi, süre şartına uyulmaması, başvurunun anonim olması, daha önce incelenmiş bir başvuruyla esasen aynı olması, sözleşme hükümleriyle bağdaşmaması, açıkça dayanaktan yoksun olması veya başvuru hakkının kötüye kullanılması nedenleriyle kabul edilemez bulabilir.
İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi
Türkiye’de AYM dahil tüm etkili iç hukuk yolları denenmiş olmalıdır.
Süre Şartı
Son iç hukuk kararının tebliğinden itibaren 4 ay içinde başvurulmalıdır.
Konu Bakımından Uygunluk
İhlal iddiası, AİHS ve ek protokollerde düzenlenen bir hakla ilgili olmalıdır.
Önemli Zarar Şartı
Başvurucunun önemli bir zarara uğramamış olması, kabul edilemezlik nedeni olabilir.
Açık Dayanaksızlık Yasağı
Başvuru, somut olgu ve delillerle desteklenmelidir; soyut şikayetler reddedilir.
Kötüye Kullanım Yasağı
Yanıltıcı bilgi verilmesi veya önemli bilgilerin gizlenmesi başvuruyu düşürebilir.
AİHM’in ilk inceleme sonucunda verdiği kabul edilemezlik kararları kesindir ve itiraz edilemez. Bu kararlarda genellikle AİHS m.34-35’e atıfla yetinildiği, ayrıntılı gerekçe belirtilmediği için başvurunun neden reddedildiği çoğu zaman anlaşılamamaktadır; bu da başvurunun en baştan itibaren titizlikle hazırlanmasını zorunlu kılar.
AİHM Başvuru Formu (İçtüzük Madde 47)
Aihm başvuru formu içtüzük madde 47 uyarınca, başvuru mahkeme tarafından hazırlanan resmi form kullanılarak yapılır. Form doldurulup imzalanmalı; temsilci aracılığıyla başvuruluyorsa yetki belgesi de imzalanmalıdır. Eklenecek belgeler tarih sıralamasına uygun şekilde numaralandırılır, kimlik fotokopisi eklenir. Form ve ekleri zımbalanmadan, delgeçle delinmeden, dosya veya klasöre takılmadan zarfa konularak AİHM’e iadeli taahhütlü postayla gönderilmelidir.
Formdaki hatalar başvuruyu düşürür mü? Evet, içtüzük şartlarına uygun doldurulmayan bir form usulden reddedilebilir. Ayrıca sık yapılan bir hata: başvuru formunda tazminat miktarı yazılmış olsa bile, hükümetin cevaplarından sonra gönderilecek cevap dilekçesinde bu talebin yeniden ve açıkça yinelenmesi gerekir. Bu yapılmazsa, AİHM ihlal tespit etse dahi tazminata hükmetmez.
AİHS Adil Yargılanma Hakkı İhlali: TMK ve CMK Örnekleri
Aihs adil yargılanma hakkı ihlali tmk cmk bağlamında, Türk mahkemelerinin usul kurallarına aykırı davranışları AİHS m.6 kapsamında sıkça ihlal tespitine konu olur. Ceza yargılamasında; delillerin usulüne uygun toplanmaması, silahların eşitliği ilkesine uyulmaması, hükme esas alınan belirleyici bir tanığın hiç dinlenmemesi, gerekçesiz karar verilmesi veya yargılamanın makul süreyi aşması adil yargılanma hakkının ihlaline yol açabilir. Medeni hukuk (TMK kapsamındaki) uyuşmazlıklarda ise; mahkemeye erişim hakkının engellenmesi, adli yardım talebinin haksız reddi veya kararın makul süre içinde verilmemesi benzer ihlallere neden olabilir.
Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı (AİHS m.5), Türkiye’ye karşı yapılan başvurularda en sık ihlal tespit edilen haklardan biridir; özellikle tutukluluğun makul süreyi aşması, tutuklama gerekçelerinin somut ve yeterli olmaması veya tutukluluğa itiraz mekanizmasının etkisiz işletilmesi bu kapsamda değerlendirilir.
AİHM Kararlarının İç Hukuka Etkisi ve İhlal Tazminatı
Aihm kararlarının iç hukuka etkisi ve ihlal tazminatı iki ayrı sonuç doğurur. İlk olarak, Anayasa m.90 ve Türkiye’nin sözleşmeden doğan yükümlülükleri gereği, AİHM’in ihlal kararlarının uygulanması zorunludur; sorun mevzuattan kaynaklanıyorsa gerekli yasal değişiklikler yapılmalı, uygulamadan kaynaklanıyorsa bu uygulamaya son verilmelidir.
İkinci olarak, CMK m.311/1-f uyarınca, hükmün AİHS ihlali suretiyle verildiği AİHM’in kesinleşmiş kararıyla tespit edilmişse, kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde yargılamanın yenilenmesi talep edilebilir. Hükmedilen tazminatlar ise, karar kesinleştikten sonra Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanlığı’na yapılacak bir dilekçeyle talep edilir; talep üzerine tazminat, 3 ay içinde başvurucunun bildirdiği banka hesabına yatırılır.
Somut Senaryolar: Başvuru Kabul Edilir mi?

AYM ve AİHM Bireysel Başvuru Karşılaştırması
AYM ve AİHM Bireysel Başvuru Karşılaştırması
| Kriter | AYM (6216 s. Kanun) | AİHM (AİHS) |
|---|---|---|
| Süre | 30 gün | 4 ay |
| Ön Şart | Olağan kanun yollarının tüketilmesi | AYM dahil tüm iç hukuk yollarının tüketilmesi |
| Harç/Ücret | 2026: 6.024,10 TL | Ücretsiz |
| Karar Niteliği | Bağlayıcı, iç hukukta doğrudan uygulanır | Bağlayıcı, devletin uygulama yükümlülüğü var |
| Yargılamanın Yenilenmesi | Doğrudan dosya ilgili mahkemeye gönderilir | CMK m.311/1-f, 1 yıllık başvuru süresiyle |
Emsal AİHM ve AYM Kararları
Yargılamanın kesin bir kararla sonuçlanması durumunda, tutuklulukta geçen sürenin makul süreyi aşması nedeniyle ortaya çıkan zararın giderilmesi için öncelikle CMK m.141-142 düzenlemeleri ışığında iç hukuk yollarının tüketilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
AYM, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle uğranılan zararların karşılanması için, ceza yargılamasının sonlanması veya kararın kesinleşmesi beklenmeden CMK m.141-142 uyarınca Ağır Ceza Mahkemelerinde dava açılabileceğini, aksi hâlde olağan kanun yolu tüketilmeden yapılan başvurunun reddedileceğini belirterek önceki içtihadından dönmüştür.
AYM, bireysel başvuruya konu edilen somut olguları dikkate alarak tutukluluğun sürdürülmesinin Anayasa m.19’da düzenlenen kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlali olduğuna karar vermiş; kararın açıklanmasından hemen sonra ilgililer yerel mahkemece tahliye edilmiştir.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazının ölünceye kadar devam ettirilmesi yönündeki yasal düzenlemenin ve uygulamanın, AİHS m.3’te düzenlenen işkence ve kötü muamele yasağını ihlal ettiğine karar verilmiştir.
Antalya Ceza Avukatı
AYM kararınız sonrası AİHM’e başvuru sürenizin kaçmaması için, süreci ve iç hukuk yollarının tüketilip tüketilmediğini birlikte değerlendirelim.
Danışmanlık ücretlidir. TBB 2025-2026 Asgari Ücret Tarifesi
Sık Sorulan Sorular
AİHM başvuru süresi kaç aydır? AYM kararından sonra süre ne zaman başlar?
AİHM’e başvurmak için Anayasa Mahkemesi (AYM) kararı şart mı?
AİHM bireysel başvuru formu nasıl doldurulur? Formdaki hatalar başvuruyu düşürür mü?
AİHM kararlarının Türkiye’de uygulanması ve yeniden yargılama süreci nasıl işler?
Avukata Sor – Antalya Ceza Avukatı
AİHM başvuru süreciniz ve iç hukuk yollarının doğru sırayla tüketilmesi hakkında Antalya ceza avukatıyla görüşün.
Danışmanlık ücretlidir. TBB 2025-2026 Asgari Ücret Tarifesi