Ceza Hukuku
Akıl Hastalığının Cezai Ehliyete Etkisi

Akıl hastalığının cezai ehliyete etkisi (TCK m.32), bir kişinin suç işlediği sırada algılama ve irade yeteneğinin hastalık nedeniyle tamamen ortadan kalkması ya da önemli ölçüde azalması hâlini düzenler. Kusur yeteneği tamamen ortadan kalkmışsa ceza verilmez; önemli ölçüde azalmışsa indirimli ceza uygulanır. Her iki hâlde de TCK m.57 kapsamında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanabilir. Belirleyici olan teşhis değil; hastalığın suç tarihindeki somut etkisidir.

Cezai Ehliyet Nedir? Algılama ve İrade Yeteneği

Ceza hukuku kişiyi yaptığı eylem nedeniyle sorumlu tutabilmek için o kişinin kusur yeteneğine (isnat yeteneğine) sahip olmasını şart koşar. Kusur yeteneği iki temel unsurdan oluşur.

1. Algılama Yeteneği

Kişinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayabilme yeteneğidir. “Bu eylemi yaparsam hapis yatarım” şeklinde bir bağlantı kurabilmek bu yeteneğin varlığına işaret eder.

2. İrade (Davranışlarını Yönlendirme) Yeteneği

Fiilin ne anlama geldiğini anlayan kişinin o fiili yapıp yapmamaya karar verebilme yeteneğidir. Anlayıp da durduramama hâli irade yeteneğinin azaldığına işaret eder.

TCK 32 – Cezai Ehliyet Üçlü Ayrımı
Cezai Ehliyet TamHem algılama hem irade yeteneği mevcuttur. Tam ceza uygulanır.
TCK m.32/1 (Ehliyet Yok)Algılama veya irade yeteneği tamamen ortadan kalkmıştır. Ceza verilmez; güvenlik tedbiri uygulanabilir.
TCK m.32/2 (Ehliyet Azalmış)İrade yeteneği önemli ölçüde azalmış ama tamamen ortadan kalkmamıştır. İndirimli ceza verilir.

TCK Madde 32 – Tam Kanun Metni

TCK Madde 32 – Akıl Hastalığı (5237 Sayılı Kanun – Kaynak: mevzuat.gov.tr)

(1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur.

(2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi beş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir.

TCK 32/1 ile TCK 32/2 Karşılaştırmalı Tablo

Adli pratikte en kritik ayrım TCK m.32/1 ile m.32/2 arasındadır. Birincisi “ehliyetin tamamen ortadan kalkmasını”, ikincisi ise “yalnızca irade yeteneğinin azalmasını” düzenler.

Kıstas TCK m.32/1 — Ehliyet Yok TCK m.32/2 — Ehliyet Azalmış
Etkilenen yetenek Algılama VEYA irade yeteneği tamamen ortadan kalkmış Yalnızca irade yeteneği (önemli ölçüde) azalmış; algılama mevcuttur
Hukuki sonuç Ceza verilmez (CMK m.223/3-a kararı) İndirimli ceza verilir
Ağırlaştırılmış müebbet yerine Güvenlik tedbiri 25 yıl hapis
Müebbet yerine Güvenlik tedbiri 20 yıl hapis
Diğer suçlarda Güvenlik tedbiri 1/6 oranına kadar indirim
Güvenlik tedbiri Zorunlu (TCK m.57) İhtiyari (mahkeme takdirine bağlı)
Adli sicil kaydı Ceza yok; ancak hak yoksunlukları sürer Ceza kaydı oluşur; hak yoksunlukları devam eder

Kritik Nüans — “Önemli Derecede” ile “Önemli Derecede Olmamakla Birlikte” Farkı: TCK m.32/1’de irade yeteneğinin “önemli derecede azalması” yeterlidir; tamamen ortadan kalkması şart değildir. TCK m.32/2 ise daha hafif bir azalmayı, yani 1. fıkranın eşiğine ulaşmayan hâli düzenler. Bu eşiğin tayini yalnızca Adli Tıp Kurumu raporuyla yapılabilir; mahkeme kendi başına bu değerlendirmeyi yapamaz.

Cezai Ehliyeti Etkileyen Hastalıklar

Cezai Ehliyeti Etkileyen Hastalıklar

Cezai Ehliyeti Etkileyen Hastalıklar: Her Tanı Kapsam Dışıdır

Adli tıp pratiklerinden süzülen yerleşik anlayışa göre TCK m.32’nin uygulanabilmesi için iki koşulun birlikte sağlanması zorunludur: (1) Geçerli bir psikiyatrik tanı ve (2) bu tanının suç tarihinde somut suça özgü algılama veya irade yeteneği üzerindeki doğrudan etkisi. Tanı olmasına rağmen suç tarihindeki etkisi kanıtlanamayan olgular TCK m.32 kapsamına girmez.

Hastalık Yargıtay Yaklaşımı Önemli Not
Şizofreni / Kronik Psikoz TCK 32/1 kapsamı güçlü; aktif psikoz döneminde algılama yeteneği ortadan kalkabilir Hastalığın suç tarihinde aktif olup olmadığı araştırılır
Bipolar Duygulanım Bozukluğu Manik atak döneminde TCK 32/1 veya 32/2 uygulanabilir; iyilik döneminde ceza ehliyeti tamdır Suç tarihi ve hastalık evresi kritik
Kleptomani Yalnızca hırsızlık suçuna özgü etki yaratabilir; diğer suçlarda irade yeteneği tam olabilir Suça özgü etki araştırılır
Mental Retardasyon (Zeka Geriliği) Derecesine göre TCK 32/1 veya 32/2 uygulanabilir Hafif derecede TCK 32/2, ağır derecede TCK 32/1
Epilepsi (Sara) Nöbet sırasında işlenen suçta uygulama alanı bulabilir; nöbet dışında ceza ehliyeti tamdır Suç tarihinde nöbet durumu araştırılır
Anksiyete Bozukluğu / Hafif Depresyon Kural olarak TCK 32 kapsamı DIŞINDA Patolojik düzeye ulaşmadıkça ceza ehliyetini etkilemez
Antisosyal Kişilik Bozukluğu Yargıtay çoğunlukla ceza ehliyetini tam kabul eder Tek başına TCK 32 uygulanmasını haklı kılmaz

Adli Tıp Kurumu Raporu Süreci: Adım Adım

Adli tıp kurumu cezai ehliyet raporu alınmasında yargı pratiği katı kurallara dayanmaktadır. Yargıtay; yetersiz, tek hekimli veya suç tarihini belirtmeyen raporlara dayanılarak verilen kararları bozma nedeni saymaktadır.

Cezai Ehliyet Raporu Alma Süreci
1
İlk Belirti: Sanığın, avukatının veya yakınlarının psikiyatrik rahatsızlığa dair en küçük ipucu sunması hâlinde mahkeme araştırma başlatmak zorundadır. Beyan, dosyaya sunulan doktor raporu veya tanık ifadesi bu aşamayı tetikler.
2
Gözlem Kararı (CMK m.74): Gerekirse sulh ceza hakimi (soruşturma) veya mahkeme (kovuşturma) sanığı resmi sağlık kurumunda en fazla 3 hafta, toplam en fazla 3 ay gözlem altına aldırabilir. Bu kararın öncesinde müdafiin dinlenmesi zorunludur.
3
Yetkili Kurum Raporu: Tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinin heyet raporu veya Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesi raporu esas alınır. Devlet hastanesi tek hekim raporu tek başına geçersizdir.
4
Rapor İçeriğinde Zorunlu Unsur: Raporda suç tarihi açıkça belirtilmeli; sanığın o tarihteki algılama ve irade yeteneği somut olarak değerlendirilmelidir. Suç tarihini belirtmeyen rapor hükme esas alınamaz.
5
Raporlar Arasında Çelişki: Ruh sağlığı hastanesi raporu ile Adli Tıp ihtisas kurulu raporu çelişiyorsa, Adli Tıp Kurumu Kanunu m.15/f uyarınca Adli Tıp Genel Kurulu’ndan rapor alınması zorunludur. Çelişki giderilmeden karar verilemez.
6
Mahkeme Takdiri: Bilimsel rapor alındıktan sonra, akıl hastalığının ceza ehliyetine etkisini münhasıran mahkeme takdir eder. Rapordaki sonuç mahkemeyi bağlamaz; mahkeme raporu delil olarak değerlendirir.

Suç Tarihine Göre Rapor Zorunluluğu: Yargıtay yerleşik içtihadına göre cezai ehliyet raporunun, sanığın genel psikiyatrik durumuna değil, spesifik suç tarihindeki algılama ve irade yeteneğine odaklanması zorunludur. “Sanık akıl hastasıdır” şeklindeki genel rapor yeterli değildir; “sanık X tarihinde Y suçunu işlerken algılama/irade yeteneğine sahip miydi?” sorusu yanıtlanmalıdır.

Avukata Sor

TCK 32 kapsamında akıl hastalığı savunması, adli tıp raporu eksikliğine itiraz veya güvenlik tedbiri kararına karşı hukuki destek için uzman görüş alın.

Danışmanlık ücretlidir. TBB 2025-2026 Asgari Ücret Tarifesi

Antalya Ceza Avukatı

Alkol ve Uyuşturucu: TCK 34 ile Kritik Fark

TCK m.32 ile m.34 arasındaki ayrım uygulamada sıklıkla karıştırılmaktadır. Bu iki madde birbiriyle doğrudan çelişir.

Durum Uygulanan Madde Sonuç
Kişinin iradesiyle alkol/uyuşturucu alıp suç işlemesi TCK m.34 (irade kusuru kurbanı değil faili olmak) Cezai ehliyet TAMDIR; TCK 32 uygulanmaz
Alkol bağımlılığına bağlı kronik psikoz TCK m.32 Adli tıp raporu ile ayrıca değerlendirilir
Uyuşturucu bağımlılığına bağlı psikoz (TCK 34 değil) TCK m.32 Kronik bağımlılık kaynaklı psikoz; rapor alınır
İradeyle alkol alınıp gözaltında tekrar psikoz geçirilmesi TCK m.34 + m.32 ayrıca incelenir Suç tarihindeki durum esas alınır

Güvenlik Tedbirleri: TCK 57 Kapsamı

Akıl hastaları hakkında güvenlik tedbirleri TCK m.57 kapsamında düzenlenmektedir. Ceza verilmese dahi güvenlik tedbiri uygulanır; bu tedbir cezaevi değil, yüksek güvenlikli sağlık kurumu uygulamasıdır.

Tedbirin Niteliği

Akıl hastası koruma ve tedavi amaçlı yüksek güvenlikli sağlık kurumuna yerleştirilir. Bu bir ceza değil; hem toplumu hem hastayı koruyan bir tedbirdir.

Süre Sınırı Yok

Güvenlik tedbirinin önceden belirlenmiş bir süresi yoktur. Kurumun sağlık kurulu, kişinin toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığına dair rapor düzenlediğinde infaz hakimi tahliyeye karar verebilir.

Tehlikeliliğin Sona Ermesi

TCK m.57/2 uyarınca “toplum açısından tehlikeliliğin ortadan kalktığı veya önemli ölçüde azaldığı” raporda belirtilirse infaz hakimi kararıyla serbest bırakılabilir.

Suçun İspatı Zorunludur

Yargıtay’a göre TCK m.57 kapsamında güvenlik tedbirine hükmedilebilmesi için suçun işlendiğinin önce ispatlanması zorunludur. Suç ispatlanmadan yalnızca akıl hastalığına dayanılarak tedbire hükmedilemez.

Zorunlu Müdafilik ve Mağdurun Tazminat Hakkı

Zorunlu Müdafilik (CMK m.74/2)

Akıl hastalığı şüphesiyle gözlem altına alınan sanığın müdafii yoksa baro tarafından zorunlu müdafi atanması hâkimin yükümlülüğündedir. Güvenlik tedbiri sanık açısından ağır sonuçlar doğuracağından, savunma hakkı her aşamada güvence altına alınmak zorundadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu; akıl hastası sanığın sorgusu yapılmadan, yalnızca müdafii dinlenerek karar verilmesini adil yargılanma hakkının ihlali saymaktadır.

Mağdurun Tazminat Hakkı

TCK m.32 kapsamında ceza verilmemesi, mağdurun tazminat almasına otomatik olarak engel olmaz. Türk Medeni Kanunu m.65 uyarınca akıl hastasına tazminat davası açılabilir. Mahkeme, tarafların ekonomik durumunu ve hakkaniyet ilkesini göz önünde tutarak tazminata hükmedebilir. Bunun yanı sıra hastanın bakıcısı veya koruyucusu; hastayı denetleme yükümlülüğünü yerine getirmemişse TMK m.369 kapsamında tazminat sorumluluğu taşıyabilir.

Emsal Yargıtay Kararları

Emsal Yargıtay Kararları

Emsal Yargıtay Kararları

Yargıtay Ceza Genel Kurulu – 2018/298
Akıl Hastası Sanığın Sorgusu Yapılmadan Karar Verilemez

Psikotik bozukluk nedeniyle algılama ve irade yeteneği ortadan kalktığı adli raporlarla tespit edilen sanığın sorgusu yapılmadan, yalnızca müdafiin dinlenmesiyle yetinilerek hakkında güvenlik tedbiri kararı verilmesi savunma hakkını kısıtlamıştır. TCK m.57 kapsamındaki güvenlik tedbiri sanık açısından ağır sonuçlar doğurduğundan, sanığa savunma imkânı tanınması adil yargılanma hakkının gereğidir.

Hukuki Sonuç: Akıl hastası olsa dahi sanığın sorgusu zorunludur; bu yapılmaksızın verilen güvenlik tedbiri kararı bozma nedenidir.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi – 2015/443
Devlet Hastanesi Tek Hekim Raporu Yetersizdir

TCK m.32 gereğince sanığın ceza ehliyetinin tespiti için tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden ya da Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor alınması zorunludur. Çorum Devlet Hastanesi’nin yetersiz sağlık kurulu raporuna dayanılarak kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

Hukuki Sonuç: Devlet hastanesi tek hekim raporu cezai ehliyet tespitinde ölçüt olamaz; tam teşekküllü kurum raporu şarttır.
Yargıtay 14. Ceza Dairesi – 2017/61
Rapor Suç Tarihini Belirtmek Zorundadır

Raporlarda suç tarihleri tam olarak belirtilmediğinden sanık hakkında suç tarihleri itibarıyla TCK m.32 kapsamında algılayıp algılayamadığı konusunda İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor alındıktan sonra hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırmayla hüküm kurulması hukuka aykırıdır.

Hukuki Sonuç: Suç tarihini belirtmeyen rapor hükme esas alınamaz; tarih bazlı değerlendirme zorunludur.
Yargıtay 13. Ceza Dairesi – 2017/93
Raporlar Arası Çelişki — Adli Tıp Genel Kurulu Zorunludur

Kleptomani tanısıyla düzenlenen rapor ile temaruz teşhisli ruh sağlığı hastanesi raporu arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan rapor alınması zorunludur.

Hukuki Sonuç: Raporlar arası çelişki varsa Adli Tıp Genel Kurulu devreye girmek zorundadır; çelişkili raporla mahkûmiyet ya da cezasızlık kararı verilemez.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi – 2020/5200
Güvenlik Tedbiri İçin Suç İspatlanmak Zorundadır

Akıl hastalığı nedeniyle kusur yeteneği bulunmadığı saptanan sanığın, yüklenen suça ilişkin tüm kanıtlar gösterilip tartışıldıktan sonra suçun kanıtlanması hâlinde güvenlik tedbirine, kanıt bulunmaması hâlinde ise beraat kararına hükmedilmesi gerekirken eksik incelemeyle doğrudan güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi bozma nedenidir.

Hukuki Sonuç: Suç ispatlanmadan yalnızca akıl hastalığına dayanılarak TCK 57 kapsamında tedbire hükmedilemez.

Antalya Ceza Avukatı

TCK 32 akıl hastalığı savunması, adli tıp raporu itirazı, raporlar arası çelişki veya güvenlik tedbiri kararına karşı hukuki destek için Antalya’da uzman ceza avukatından destek alın.

Danışmanlık ücretlidir. TBB 2025-2026 Asgari Ücret Tarifesi

Sık Sorulan Sorular

Her psikolojik hastalık veya depresyon cezai ehliyeti ortadan kaldırır mı?
Hayır. TCK m.32’nin uygulanabilmesi için hastalığın suç tarihinde o spesifik suça ilişkin algılama veya irade yeteneğini tamamen ortadan kaldırması ya da önemli ölçüde azaltması şarttır. Anksiyete bozukluğu, hafif depresyon veya kişilik bozuklukları tek başına cezai ehliyeti ortadan kaldırmaz. Yargıtay’a göre belirleyici olan tanı değil; hastalığın suç anındaki somut etkisidir.
Suç işlendikten sonra akıl hastası olan sanığın davası ne olur?
TCK m.32 açısından belirleyici olan suç tarihindeki akıl durumudur. Sonradan ortaya çıkan hastalık bu madde kapsamında değerlendirilemez. Ancak sanığın yargılama sırasında akıl hastalığı geçirdiğinin anlaşılması hâlinde CMK m.74 kapsamında gözlem altına alınma kararı verilebilir. İnfaz aşamasında akıl hastalığı tespit edilirse TCK m.57 kapsamında güvenlik tedbirine çevrilme gündeme gelebilir.
Adli Tıp Kurumu raporları arasında çelişki çıkarsa mahkeme neye göre karar verir?
Ruh sağlığı hastanesi raporu ile Adli Tıp Kurumu ihtisas dairesi raporu arasında çelişki çıkması hâlinde Adli Tıp Kurumu Kanunu m.15/f uyarınca Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan rapor alınması zorunludur. Bu adım atılmadan verilen kararlar Yargıtay tarafından bozulmaktadır.
Akıl hastasının suçundan dolayı mağdurun maddi zararı nasıl karşılanır?
TCK m.32 kapsamında ceza verilmemesi hukuki sorumluluğu otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Mağdur, akıl hastasına karşı Türk Medeni Kanunu m.65 kapsamında tazminat davası açabilir. Tarafların ekonomik durumu ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek tazminata hükmedilebilir. Hastanın koruyucu veya bakıcısının denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi hâlinde TMK m.369 kapsamında ayrıca sorumlulukları değerlendirilebilir.
Kendi isteğiyle alkol veya uyuşturucu alarak suç işlemek TCK 32 kapsamında mıdır?
Hayır. TCK m.34 açıkça düzenler: kişinin iradesiyle kullandığı alkol veya uyuşturucunun etkisiyle suç işlemesi hâlinde ceza ehliyeti tamdır. Alkol veya uyuşturucunun kronik bağımlılık kaynaklı psikoza yol açması hâlinde ise bu psikoz TCK m.32 kapsamında ayrıca değerlendirilir; bunun için adli tıp raporu alınması gerekir.
Soruşturma aşamasında şüphelinin akıl hastası olduğu anlaşılırsa savcılık takipsizlik kararı verebilir mi?
Savcılık, yetkili adli tıp kurumu veya tam teşekküllü ruh sağlığı hastanesinden rapor alınmasından sonra TCK m.32/1 koşulları oluşmuşsa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verebilir. Rapor alınmadan soyut değerlendirmeyle verilen takipsizlik kararı Yargıtay tarafından bozma nedeni sayılmaktadır.
Akıl hastası sanığın ceza yargılamasında avukat bulunması zorunlu mudur?
Evet. CMK m.74/2 uyarınca gözlem altına alınan şüpheli veya sanığın müdafii yoksa baro tarafından zorunlu müdafi atanması hâkimin yükümlülüğündedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararıyla; akıl hastası sanığın, hakkında ağır sonuçlar doğurabilecek güvenlik tedbiri kararı verilmeden önce, sorgulanma ve savunmasını sunma hakkından yararlandırılması adil yargılanma hakkının zorunlu gereği olarak kabul edilmektedir.

Avukata Sor – Antalya Ceza Avukatı

TCK 32 akıl hastalığı savunması, adli tıp raporu süreci, güvenlik tedbiri itirazı veya mağdur sıfatıyla tazminat talebi için Antalya ceza avukatıyla görüşün.

Danışmanlık ücretlidir. TBB 2025-2026 Asgari Ücret Tarifesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir