Suç ve Cezaların Memuriyete Etkisi

Hukukumuzda bakıldığında memuriyet kavramının tanımının çok farklı şekillerde düzenlendiğini görmekteyiz. DMK m.4’de değinildi üzere başlıca memuriyet; mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın,

Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenlerin memur sayılacağı düzenlenmiştir. Yine aynı madde de, kurumlarda genel politika tespiti, araştırma, planlama, programlama, yönetim ve denetim gibi işlerde görevli ve yetkili olanlar da memur sayılır denilerek yukarıdaki tanımlama dışında kimlerin memur sayılacağı ayrıca belirtilmiştir.

Memuriyetten Çıkarılma Nedir?

Memurluğa alınma şartlarından her hangi birinin taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan birinin kaybı durumunda kişi memuriyetten çıkarılır. Memurluğa alınma şartları, 657 sayılı kanunun ikinci bölümünde memuriyet alım hususunda genel ve özel şartlar olarak düzenlenmiştir.

Memuriyete Engel Teşkil Eden Mahkûmiyetler

Kasten işlenen bir suçtan ötürü 1 yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına hükmedilmiş kişi memuriyette kabul edilmez ve eğer bu suç görev sırasında işlenmişse memuriyetten çıkarılır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 48/5’te sınırlı sayıda numereus clasus olarak düzenlenen memuriyete engel olan suçlardan alınan mahkûmiyet dışında, bir yıl süreli mahkûmiyet adli para cezasına çevrildiği takdirde memuriyet engeli kalkar. Devlet Memurları Kanunu 48/5’te düzenlenen suçların herhangi birinin işlenmesi takdirde ceza miktarı ve türü ne olursa olsun işlenen suç vasfından ötürü (yüz kızartıcı suçlar, devlete karşı işlenen suçlar, anayasal düzene karşı işlenen suçlar) memur olma şartı ortadan kalkar. Bu suçlar kanunda şöyle ifade edilmiştir; ‘‘ Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…)(1) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmama’’ suçlarıdır.

Memuriyete Engel Teşkil Etmeyen Mahkûmiyetler

Taksirle İşlenen Suçlar ;

TCK 22/2 fıkrasına göre taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülemeyerek yapılmasıdır. DMK 48/5 bendine göre taksirli suçlardan alınan cezanın miktarı ve yaptırımı ne olursa olsun memuriyete engel değildir. Örneğin trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma suçundan 3 yıl hüküm giyilmesi durumunun memuriyet açısından bir sakıncası bulunmamaktadır. Böyle bir suçu işleyen kişi, cezası bittikten sonra memuriyete dönebilecektir. Memur cezaevinde bulunduğu süre zarfında mazeretli sayılacağından, devam edememekten kaynaklanan görevine sonra verme hali söz konusu olmayacaktır.

Adli Para Cezaları;

DMK 48/5 bendinde belirtilen suçlardan verilen mahkûmiyetler, para cezasına çevrilip çevrilmediği fark etmeksizin memuriyete engel bir durum oluştururken; bu suçlar haricinde bir yılın üzerindeki hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi durumunda memur olma ehliyeti ortadan kalkmamaktadır. TCK 52/1’e göre verilen bu adli para cezaları beş günden az ve kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça yediyüzotuz günden fazla olamaz.

Suçun İnfazı Süresince Memurluk Yapma Yasağı

TCK 53. Maddesinin uygulanması için gerekli olan ilk şart hapis cezasına mahkûmiyettir. Kasten işlenen suçlar için, aynı maddenin (a) bendine göre; ‘‘Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten’’ hapis cezasının hükmünün kesinleşip infaz süresi tamamlanıncaya kadar devlet memuru yapması yasaklanmıştır.

Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma kural olarak sadece hapis cezasının infazı süresince devam etmesi ve infazın tamamlanması ile birlikte kendiliğinden kalkar.Taksirle işlenen suçlar ve kasten işlenen bir yılı aşmayan hapis cezaları bakımından ise Devlet Memurları Kanunu 137. Maddeye göre görevden uzaklaştırma hükmü kurulması gerekmektedir. Ceza kovuşturması sebebiyle görevden uzaklaştırmaya yetkili amir ilgilinin durumunu her iki ayda bir inceleyerek görevine dönüp dönmemesi hakkında bir karar verir ve ilgiliye de yazı ile tebliğ eder (DMK 145/2).

Hapis Cezasının Ertelenmesinin Memuriyete Etkisi

Hapis cezasının ertelenmesi mahkeme tarafından verilen cezanın infazından şartlı olarak vazgeçilmesidir. TCK 51. Maddesinde belirtilen şartlara göre verilen erteleme kararı genellikle kısa süreli hapis cezaları için verilmektedir. Hükümlü infaz süresince cezaevine girmemekte, mahkeme tarafından belirlenen şartları denetim süresince yerine yükümlülüklerini iyi halli olarak yerine getirirse cezası infaz edilmiş sayılmaktadır. Kasıtlı olarak işlemiş olduğu suçtan bir yıl üzeri hüküm giymek kişinin memuriyetine engeldir. Hapis cezasının ertelenmesi kararında infazdan koşullu olarak vazgeçilmiş olsa dahi kişi hakkında verilen mahkûmiyet kararı ile eş değerdir. Yani bir yıl üzeri hapis cezasına verilen mahkûmiyet sonucu ceza ertelense dahi memuriyet engeli devam etmektedir. Ertelenen hapis cezası bir yılın altındaysa bu durum kişinin memuriyetine engel teşkil etmez ancak ertelemede belirlenen denetim süresi boyunca hükümlü görevden uzaklaştırılır Dmk 48/5’te belirtilen suçlar, ceza süresi dikkate alınmaksızın ertelense dahi memuriyet statüsüne engeldir.

HAGB’ın Memuriyete Etkisi

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinde, deneme süresinin iyi halle geçirilmesi bir başka ifadeyle kasten işlenen yeni bir suç işlenmediği ve mahkemece verilen tedbirlere uygun hareket edildiği takdirde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesi sağlanır. Böylece hakkında açılmış olan dava sebebiyle hükmün açıklanması geri bırakılan kişi hiç suç işlememiş sayılır. Hakkında hükmün açıklanması geri bırakılan kişi kanun karşında hiç suç işlememiş olduğundan memur olabilme statüsünü koruyacaktır. DMK 48/5 için herhangi bir düzenlememe getirilmediği için bu maddede belirtilen suçların herhangi birini işleyen kişi hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmişse memurluk ehliyetini koruduğu düşünülmektedir. DMK. 131. Maddesi hükmü gereğince ‘‘ memurun ceza kanunlarına göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olmayacağı’’ HAGB kararına bağlı kalmaksızın ayrıca disiplin soruşturması yürütülebilir. Disiplin soruşturması, doğrudan ceza mahkemesinde verilen HAGB de isnat edilen suç üzerinden yapılmışsa, Danıştay işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir (D12-K.2008/4502). Disiplin soruşturması ayrı olarak ele alınmalı ve yürütülmelidir. Disiplin soruşturması sonucu verilen karara İdari yargıda iptal davası açılmalıdır.

Memnu Hakların İadesinin Memuriyete Etkisi

Hukukumuzda TCK 53.maddede belirli haklardan yoksunluk olarak düzenlenmiştir. TCK 53’e göre belirlenen süreler veya mahkemenin belirlediği infaz süresi geçtikten sonra kişi haklarına ulaşabilir. Ancak bazı özel kanunlardan doğan hak yoksunluklarına dair düzenlemeler ancak memnu hakların iadesi müessesiyle vukuu bulabilir. Memnu hak; kişilerin işlemiş oldukları bir suç sebebi ile temel hak olan kamu haklarının bir kısmı ya da tamamının ya da bir meslek ya da sanatın icra edilmesinin mahkeme kararı ile ya da özel kanunlarda bulunan hükümler marifetiyle geçici bir süre ya da tamamen elinden alınmasıdır. DMK 48/5’te belirtilen memuriyete kesin engel teşkil eden suçlar gereği memuriyetten çıkarılanlar, memnu hakların iadesi kararı alsalar dahi memuriyete dönmeleri mümkün değildir.

Sicil Kaydının Silinmesinin Memuriyete Etkisi

Süresiz ya da adli sicilden çıkarılamayan herhangi bir hüküm olmadığından dolayı herhangi bir suç işlemiş ve verilmiş olan cezası infaz edildikten sonra adli sicil kaydından çıkarılmış olan hükümlü memur olabilecektir. Ancak DMK m.48/5’te işlenen suçlar bakımından, adli sicil kaydı silinmiş olunsa bile memuriyet ehliyetini kazanmasına sebep oluşturmaz.

Affa Uğramış Cezaların Memuriyete Etkisi

Af, devletin suçluyu cezalandırmaktan veya verilen cezanın yerine getirilmesinden vazgeçilmesidir. Afları özel ve genel aflar olarak ikiye ayırmak gerekirse, özel af suç veya suçlu üzerindeki tedbirlerin azaltılması başka bir değişle suçun hafifletilmesi olarak tabir edebilir. Genel af ise ceza mahkûmiyetini ve sonuçlarını bir bütün olarak ortadan kaldırır. Genel af memur olabilme ehliyetini sağlar ancak DMK 48/5’ te belirtilen suçların işlenilmesi halinde ceza genel affa uğramış olsa bile memuriyet ehliyetini kazanmak mümkün değildir.

Avukat Ahmet ALKAN

Alkan Hukuk Bürosu
Avukat | Hukuk Bürosu | Danışman

UYARI : Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Ahmet ALKAN’a aittir. Tüm makaleler ve içerikler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı ve zaman damgalıdır. Sitemizdeki tüm içeriklerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.