Taksirle Yaralama Suçu ve Cezası – TCK 89 Yargıtay 2026
Taksirle yaralama suçu (TCK m.89); failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucunda, istemeden ve öngörmeden başkasının vücuduna acı vereceği ya da sağlığını bozacağı bir neticeye neden olmasıdır. Kastın yokluğu bu suçun temel özelliğidir. Basit taksirde ceza 4 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para, bilinçli taksirde bu ceza üçte bir ila yarı oranında artırılır. Trafik kazaları, iş kazaları ve tıbbi hatalar bu suçun en sık görüldüğü alanlardır.
Taksirle Yaralama Suçu Nedir? Unsurları
Taksirle yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun “Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar” başlıklı bölümünde yer alan ve kasıtsız yaralama eylemlerini düzenleyen bir suç tipidir. Bu suç; failin bilerek ve isteyerek yaralama gerçekleştirdiği kasten yaralamadan (TCK m.86) köklü biçimde ayrılır.
Taksirle yaralama suçunun oluşabilmesi için beş unsurun birlikte gerçekleşmesi zorunludur:
1. Taksirle İşlenebilen Suç
Taksir istisnai bir kusurluluk biçimidir; yalnızca kanunda açıkça düzenlendiğinde suç oluşturur. TCK m.89 bu düzenlemeyi açıkça yapmıştır.
2. İradi Hareket
Failin bedeni hareketi ya da ihmali davranışı iradi olmalıdır. Refleks veya bilinçsiz vücut tepkileriyle gerçekleşen eylemler taksirli sorumluluk doğurmaz.
3. Sonucun İstenmemesi
Fail, yaralama sonucunu istememektedir. Sonucu isteseydi taksirli değil kasıtlı suç oluşurdu (TCK m.86).
4. Nedensellik Bağı
Failin hareketi ile mağdurun yaralanması arasında doğrudan nedensellik bağı bulunmalıdır. Araya giren başka bir nedenin zinciri kesmesi sorumluluk doğurmayabilir.
5. Sonucun Öngörülebilir Olması
Failin yaralama sonucunu öngörebilecek durumda olması ancak öngörmemiş olması şarttır. Öngörülmesi nesnel olarak imkansız olan sonuçlar için taksir sorumluluğu doğmaz.
TCK Madde 89 – Tam Kanun Metni
Aşağıda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinin mevzuat.gov.tr üzerindeki resmi kaynağa uygun tam metni yer almaktadır.
(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Vücudunda kemik kırılmasına,
c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
d) Yüzünde sabit ize,
e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.
(3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,
neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.
(4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(5) Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz. (Değişik: 6/12/2006 — 5560/5 m.)
Suçun Cezası: Basit, Nitelikli ve Bilinçli Taksir
TCK m.89’daki ceza kademeleri, yaralanmanın ağırlığına ve failin kusurluluk biçimine göre farklılaşmaktadır. Bu yapı doğru anlaşılmadan yapılacak bir savunma, pratikte büyük hak kayıplarına yol açabilir.
Nitelikli Hâllerin Detaylı İncelemesi
| Netice | Hâl | Ceza Artırımı |
|---|---|---|
| Organ/duyu işlev zayıflığı | m.89/2-a | +1/2 |
| Kemik kırılması | m.89/2-b | +1/2 |
| Konuşmada sürekli güçlük | m.89/2-c | +1/2 |
| Yüzde sabit iz | m.89/2-d | +1/2 |
| Yaşamı tehlikeye sokan durum | m.89/2-e | +1/2 |
| Gebe kadının erken doğumu | m.89/2-f | +1/2 |
| İyileşmez hastalık / bitkisel hayat | m.89/3-a | +1 kat |
| Organ/duyu işlev kaybı | m.89/3-b | +1 kat |
| Konuşma/üreme yeteneği kaybı | m.89/3-c | +1 kat |
| Yüzde sürekli değişiklik | m.89/3-d | +1 kat |
| Gebe kadının çocuğunun düşmesi | m.89/3-e | +1 kat |

Basit Taksir ile Bilinçli Taksir Arasındaki Fark
Basit Taksir ile Bilinçli Taksir Arasındaki Fark
Taksirle yaralama davalarında en kritik hukuki mesele, eylemin basit taksirle mi yoksa bilinçli taksirle mi işlendiğinin belirlenmesidir. Bu ayrım; hem ceza miktarını hem de şikayet koşulunu doğrudan etkiler.
Basit Taksir (TCK m.22/2)
Fail, öngörülebilir tehlikeli sonucu hiç öngörmemektedir. Dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal etmiş, ancak tehlikeli durumun farkında bile değildir. Örn: sağlıklı fren durumunu kontrol etmeden yola çıkan sürücü.
Bilinçli Taksir (TCK m.22/3)
Fail, tehlikeli sonucun gerçekleşebileceğini öngörmüş; ancak bu sonucun gerçekleşmeyeceğine bilinçsizce güvenerek harekete devam etmiştir. Örn: alkollü araç kullanan ve kaza çıkabileceğini bilen sürücü.
Olası Kast (TCK m.21/2)
Fail, sonucun gerçekleşmesini göze almıştır. Bu durum artık taksir değil kasıt kapsamına girer ve TCK m.86 (kasten yaralama) hükümleri uygulanır. Bilinçli taksirle olası kast arasındaki sınır, davalarda sıkça tartışılır.
Pratik Örnek: 1,2 promil alkollü araç kullanan ve kaza yapan sürücü genellikle bilinçli taksirle değerlendirilir; zira alkollü araç kullanmanın tehlikeli olduğunu bilmektedir. Buna karşın 0,3 promil alkollü ve dikkatli sürüş sergilemesine rağmen kaza yapan sürücüde basit taksir söz konusu olabilir. Bu ayrımı belirleyen; trafik bilirkişi raporu, kaza tespit tutanağı ve yasal sınırlar belirleyici rol oynar.
Şikayet, Uzlaştırma ve Zamanaşımı
Şikayet Süresi
TCK m.89/5 uyarınca taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikayete bağlıdır. Mağdurun, hem fiili hem de faili öğrendiği günden itibaren 6 ay içinde şikayette bulunması gerekir. Bu süre hak düşürücü süredir; kaçırılırsa dava hakkı tamamen ortadan kalkar.
Ancak iki hâlde şikayet aranmaz ve savcılık re’sen soruşturma başlatır: Birincisi, bilinçli taksirle gerçekleşen yaralama (basit yaralama hariç). İkincisi, birden fazla kişinin yaralandığı m.89/4 kapsamındaki eylemler.
Uzlaştırma
Taksirle yaralama suçu, CMK m.253/1-b kapsamında uzlaştırmaya tabi suçlar arasında açıkça sayılmıştır. Bu nedenle savcılık, uzlaştırma girişiminde bulunmadan iddianame düzenleyemez; aksi hâl bozma nedenidir (Yargıtay yerleşik içtihat). Uzlaşma sağlanırsa kamu davası açılmaz ya da açılmışsa düşürülür.
Zamanaşımı
TCK m.89/1 ve m.89/2 kapsamındaki suçlarda üst ceza sınırı 3 yıl olduğundan dava zamanaşımı 8 yıldır. m.89/4 kapsamında birden fazla kişinin yaralandığı hâllerde de dava zamanaşımı 8 yıldır. Taksirle yaralama suçunda ceza zamanaşımı ise mahkumiyet kesinleşmesinden itibaren 10 yıldır.
Avukata Sor
Taksirle yaralama davası, bilinçli taksir nitelendirmesi veya uzlaştırma süreci için uzman görüş alın.
Danışmanlık ücretlidir. TBB 2025-2026 Asgari Ücret Tarifesi
HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezasına Çevirme
Taksirle yaralama davalarında mahkumiyet kararı verilmesi hâlinde çeşitli bireyselleştirme mekanizmaları devreye girebilir.
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
Sanık daha önce kasıtlı suçtan mahkum olmamışsa, hükmedilen ceza 2 yıl veya altında hapis ise ve diğer koşullar varsa mahkeme HAGB kararı verebilir. 5 yıllık denetim süresi başarıyla geçirilirse hüküm hiç açıklanmaz; adli sicile işlemez.
Cezanın Ertelenmesi (TCK m.51)
2 yıl ve altındaki hapis cezaları ertelenebilir. Koşullar; ilk kez mahkumiyet, pişmanlık ve zararın giderilmesi. Erteleme, infazın fiilen gerçekleşmemesini sağlar; ceza adli sicile işler.
Adli Para Cezasına Çevirme (TCK m.50)
1 yıl ve altındaki hapis cezaları adli para cezasına çevrilebilir. TCK m.89/1 kapsamındaki basit taksirle yaralama cezaları zaten doğrudan adli para cezası olarak da hükmedilebilir.
Trafik Kazalarında Özel Durum
Trafik kazasından kaynaklanan taksirle yaralamada; kaza tespit tutanağı, trafik bilirkişi raporu ve alkol tespiti sonuçları bilinçli taksir nitelendirmesini belirler. Bu nitelendirme HAGB ve ertelemeyi doğrudan etkiler.
Tazminat Sorumluluğu
Taksirle yaralama suçu; cezai sorumluluğun yanı sıra hukuki (tazminat) sorumluluğunu da birlikte doğurur. Bu iki sorumluluk birbirinden bağımsız olup hem ceza hem hukuk mahkemelerinde birlikte sürdürülebilir.
Mağdur; tedavi giderleri, çalışma gücü kaybı, bakıcı ücreti, araç tamiri ve manevi zarar kalemlerini hukuk mahkemesinde talep edebilir. Trafik kazalarında zorunlu trafik sigortası (ZMMS) kapsamındaki tazminat sigorta şirketinden ayrıca istenebilir. Ceza mahkemesinde yargılama sürmekteyken hukuk davasındaki kusur tespiti ceza mahkemesini bağlamaz; ancak pratikte paralel değerlendirmeler yapılır.

Emsal Yargıtay Kararları (TCK 89)
Emsal Yargıtay Kararları (TCK 89)
Aşağıdaki kararlar, TCK m.89 uygulamasına yön veren ve Antalya dahil tüm Türkiye’deki ceza mahkemelerini bağlayan yerleşik içtihatlardan oluşmaktadır.
2018/19
Taksirin Unsurları — Nedensellik Bağı ve Öngörülebilirlik
Taksirli suçlarda failin cezalandırılabilmesi için beş unsurun birlikte aranması gerektiğini vurgulayan bu emsal kararda Ceza Genel Kurulu; fiilin taksirle işlenebilen bir suç olması, hareketin iradi olması, sonucun istenmemesi, hareket ile sonuç arasında nedensellik bağı bulunması ve sonucun öngörülebilir olmasına karşın öngörülmemiş olması koşullarını detaylıca açıklamıştır.
Kararda özellikle vurgulanan husus şudur: Trafik kazasında dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık tek başına taksiri kanıtlamaz; ayrıca bu aykırılık ile yaralama neticesi arasında doğrudan nedensellik bağının kurulması zorunludur. Karşı tarafın katda kusurlu olduğu hallerde bu bağın kesilip kesilmediği somut olgular çerçevesinde tartışılmalıdır.
Alkollü Araç ve Bilinçli Taksir
Alkollü Trafik Kazası — Bilinçli Taksirle Yaralama Nitelendirmesi
Yasal sınırın üzerinde alkollü araç kullanan sanığın karıştığı trafik kazasında taksirle yaralama suçunun bilinçli taksirle işlendiğine karar verilmiştir. Karar gerekçesinde; yasal sınırın üzerinde alkol tüketerek araç kullanan kişinin kaza çıkabileceğini öngörüp yine de harekete devam ettiği, dolayısıyla TCK m.22/3 kapsamında bilinçli taksirin unsurlarının oluştuğu belirtilmiştir.
Mahkeme; bilirkişi raporundaki alkol seviyesi ile kaza oluş şeklini bir bütün olarak değerlendirerek bilinçli taksir nitelendirmesini hukuka uygun bulmuş ve buna bağlı ceza artırımını onamıştır.
Birden Fazla Kişi — Uzlaştırma
TCK m.89/4 — Tüm Mağdurların Uzlaşmayı Kabul Etmesi Zorunluluğu
Trafik kazasında birden fazla kişinin yaralanması hâlinde (TCK m.89/4) uzlaştırma uygulanabilmesi için tüm mağdurların uzlaşma teklifini kabul etmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Mağdurlardan yalnızca bir kısmının kabul etmesi hâlinde, kabul eden mağdur bakımından ayrı, kabul etmeyen mağdur bakımından ayrı değerlendirme yapılır.
Kararda ayrıca; birden fazla mağdurun yaralandığı hâllerde m.89/4 uygulanacağından bu suçun re’sen kovuşturulacağı ve şikayet koşulunun aranmayacağı da vurgulanmıştır.
Doktor Hatası — İhmali Davranış
Tıbbi Uygulama Hatası ile Taksirle Yaralama — Nedensellik Bağı
Doktor veya sağlık personelinin tıp bilimine ve standartlarına aykırı uygulamaları sonucunda hastanın yaralanması ya da sağlığının bozulması hâlinde taksirle yaralama suçunun oluşabileceği kabul edilmiştir. Kararda; uzman bilirkişi heyeti raporu olmadan kusurun belirlenemeyeceği, ayrıca tıbbi standart dışı uygulamanın gerçekleştiğinin somut olgularla ortaya konulması gerektiği vurgulanmıştır.
Mahkeme; salt kötü bir sonucun ortaya çıkmış olmasının taksiri kanıtlamadığını, öngörülebilir riskin gerçekleşmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmamış olmasının hukuki sorumluluk için zorunlu olduğunu da açıklamıştır.
Temel Ceza Belirleme Ölçütleri
TCK m.89 — Cezanın Bireyselleştirilmesi ve Gerekçe Zorunluluğu
Taksirle yaralama suçunda temel ceza belirlenirken mahkemenin TCK m.61 kapsamındaki bireyselleştirme ölçütlerini gerekçeli biçimde uygulaması zorunludur. Yalnızca “suçun işleniş biçimi dikkate alınarak” gibi genel ve soyut ifadelerle cezanın üst ya da orta sınırdan uzaklaştırılması bozma nedenidir.
Kararda ayrıca şu husus vurgulanmıştır: Failin kusur ağırlığı, mağdurun uğradığı zarar, trafik kazasında asli ya da tali kusur oranı; somut gerekçelerle karara yansıtılmalı; soyut ifadeler yetersiz sayılmalıdır.
Sollama Yasağı — Bilinçli Taksir
Trafik İşaret Levhalarına Aykırı Sürüş ve Bilinçli Taksir Nitelendirmesi
Sollama yasağı olan bölümde sollama yaparak karşıdan gelen araçla çarpışan sanığın eyleminin bilinçli taksirle yaralama niteliğinde olduğuna karar verilmiştir. Gerekçede; sollama yasağı levhasının failin tehlikeli neticenin gerçekleşebileceğini öngörmesini sağladığı, buna rağmen harekete devam etmesinin TCK m.22/3’teki bilinçli taksir tanımını karşıladığı belirtilmiştir.
Yaralılarla ilgilenmeyen ya da olay yerinden kaçan sürücüler hakkında TCK m.62 kapsamındaki indirim uygulanamayacağı da bu kararla pekiştirilmiştir.
Antalya Ceza Avukatı
Taksirle yaralama davası, bilinçli taksir nitelendirmesine itiraz, uzlaştırma süreci veya tazminat talebi için Antalya’da uzman ceza avukatından destek alın.
Danışmanlık ücretlidir. TBB 2025-2026 Asgari Ücret Tarifesi
Sık Sorulan Sorular
Taksirle yaralama suçu nedir?
TCK 89 cezası ne kadar?
Taksirle yaralama şikayete bağlı mı?
Taksirle yaralama uzlaştırmaya tabi mi?
Bilinçli taksir ile basit taksir arasındaki fark nedir?
Taksirle yaralama davası HAGB ile sonuçlanabilir mi?
Taksirle yaralama ile iş kazası arasındaki ilişki nedir?
Avukata Sor — Antalya Ceza Avukatı
TCK 89 taksirle yaralama davası, bilinçli taksir savunması, uzlaştırma veya tazminat talebi için Antalya ceza avukatıyla görüşün.
Danışmanlık ücretlidir. TBB 2025-2026 Asgari Ücret Tarifesi