Kamu hukuku literatüründe “memuriyetin ölüm cezası” olarak nitelendirilen Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda (DMK) düzenlenen en ağır disiplin cezasıdır. Bu ceza, sadece memurun o anki görevine son verilmesi anlamına gelmez; aynı zamanda kişinin bir daha ömür boyu devlet memuru olarak atanamaması sonucunu doğurur. Bu yönüyle, kişinin ekonomik ve sosyal hayatında telafisi imkansız yıkımlara yol açabileceğinden, hukukumuzda bu cezanın verilmesi çok sıkı şekil şartlarına ve usul kurallarına bağlanmıştır.
İdarenin takdir yetkisinin en dar olduğu alanlardan biri olan ihraç işlemlerinde; soruşturma emrinin verilmesinden savunma hakkının tanınmasına, zamanaşımı sürelerinden Yüksek Disiplin Kurulu kararına kadar zincirleme bir hukuki süreç işler. Bu zincirin tek bir halkasında bile hata yapılması, İdare Mahkemesi tarafından işlemin iptal edilmesini gerektirir.
MEMURLUKTAN ÇIKARMA CEZASINI GEREKTİREN FİİL VE HALLER
Hukuk devletinde “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi geçerlidir. İdare, kafasına göre bir fiili gerekçe göstererek memuru ihraç edemez. 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin (E) bendi, devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiilleri “tahdidi” (sınırlı) olarak saymıştır. Ancak bu maddelerdeki bazı ifadelerin muğlaklığı, idarenin geniş yorum yapmasına neden olabilmektedir.
Kanuna göre memurluktan çıkarmayı gerektiren başlıca haller şunlardır:
1. İdeolojik veya Siyasi Amaçlı Eylemler
Memurun, anayasal düzene karşı ideolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozması, boykot yapması, işgal etmesi, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engellemesi, işi yavaşlatması veya grev gibi eylemlere katılması ihraç sebebidir. Burada kilit nokta, eylemin “ideolojik veya siyasi amaçla” yapıldığının somut delillerle ispatlanmasıdır.
2. Yasaklanmış Yayın ve Bildiri Dağıtmak
Yine ideolojik veya siyasi amaçlarla; yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi partilerin/kuruluşların bildirisini görev yerinde asmak, teşhir etmek veya dağıtmak doğrudan ihraç sebebidir.
3. Siyasi Partiye Girmek
Devlet memurlarının siyasi parti üyesi olması Anayasa ve DMK uyarınca kesinlikle yasaktır. Bir memurun herhangi bir siyasi partiye üye olduğunun tespiti (Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtları vb. ile), başka hiçbir delil aranmaksızın memuriyetten çıkarılma sonucunu doğurur.
4. Özürsüz Olarak Göreve Gelmemek (20 Gün Kuralı)
Uygulamada en sık karşılaşılan ihraç nedenlerinden biridir. Bir takvim yılı içinde (1 Ocak – 31 Aralık), mazeretsiz ve kesintisiz olmasa dahi toplam 20 gün göreve gelmeyen memur, memurluktan çıkarılır.
Dikkat: 1-2 gün gelmemek “Aylıktan Kesme” cezası gerektirirken, kesintisiz 10 gün gelmemek “Çekilmiş Sayılma (Müstafi)” sonucunu doğurur. Ancak bir yıl içinde parça parça toplam 20 gün devamsızlık, disiplin cezası olarak ihracı gerektirir.
5. Savaş, Olağanüstü Hal ve Afetlerde Emirlere Uymamak
Savaş, olağanüstü hal (OHAL) veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev ve emirleri yerine getirmemek.
6. Amirine ve Maiyetindekilere Fiili Tecavüz
Memurun; amirine, maiyetindekilere (altındaki personele), iş arkadaşlarına veya iş sahiplerine (vatandaşa) fiili tecavüzde (fiziksel saldırı, darp) bulunması. Sözlü tartışma veya hakaret (kademe ilerlemesinin durdurulması) ile fiili saldırı arasındaki fark burada hayati önem taşır.
7. Yüz Kızartıcı ve Utanç Verici Suçlar
Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak. Kanun burada genel bir çerçeve çizmiş olsa da Danıştay içtihatları bu suçları; hırsızlık, dolandırıcılık, rüşvet, irtikap, zimmet, sahtecilik, cinsel taciz/saldırı gibi suçlar olarak tanımlamaktadır. Bu suçların işlendiği mahkeme kararıyla sabitlenirse, memuriyet sona erer.
8. Gizli Bilgileri Açıklamak
Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak. Devletin güvenliğine, milli savunmaya veya dış politikaya ilişkin gizli belgeleri sızdırmak veya açıklamak.
9. Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar
5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun’a aykırı fiillerde bulunmak.
10. Terör Örgütleriyle Eylem Birliği
Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak veya kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak. (Özellikle 15 Temmuz sonrası mevzuata eklenen ve uygulaması en yaygın maddelerden biridir).
Bu fiillerden birinin işlendiği iddiası varsa, memur hakkında disiplin soruşturması başlatılır. Ancak soruşturmanın başlaması, cezanın kesinleştiği anlamına gelmez. Usul hataları, memuru ipten alabilir.
SORUŞTURMA USULÜ, YETKİLİ MERCİLER VE ZAMANAŞIMI
Devlet memurluğundan çıkarma cezası, diğer disiplin cezalarından (Uyarma, Kınama, Aylıktan Kesme, Kademe İlerlemesinin Durdurulması) farklı bir prosedüre tabidir. Diğer cezalar disiplin amiri tarafından verilebilirken, ihraç cezası ancak Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile verilebilir. Bu süreçte yapılan usul hataları, idari yargıda işlemin iptal edilmesinin en büyük gerekçesidir.
1. Soruşturmanın Başlatılması ve Muhakkik Atanması
İhraç gerektiren bir fiilin öğrenilmesi üzerine, disiplin amiri tarafından derhal soruşturma başlatılır ve bir “Muhakkik” (Soruşturmacı) tayin edilir. Muhakkik, olayı araştıran, delilleri toplayan ve şüpheli memurun ifadesini alan kişidir.
Kritik Kural (Hiyerarşi): Danıştay içtihatlarına göre; muhakkik olarak atanan kişi, hakkında soruşturma yürütülen memurdan rütbe ve kıdemce üstün veya en azından ona eşdeğer olmalıdır. Astın, üstü soruşturması hukuka aykırıdır. Eğer soruşturmayı yapan kişi memurdan daha alt rütbedeyse (veya aynı olayda husumetli tarafsa), bu raporla verilen ceza mahkemeden döner.
2. Savunma Hakkı: “Kutsal 7 Gün Kuralı”
Anayasa’nın 129. maddesi ve DMK’nın 130. maddesi uyarınca; “Memura savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.” Soruşturma tamamlandıktan sonra memura savunmasını yapması için bir yazı tebliğ edilir.
Bu savunma istem yazısında şunların bulunması ZORUNLUDUR:
- İsnat edilen suçun (fiilin) ne olduğu açıkça (yer, zaman, olay belirtilerek) yazılmalıdır.
- Hangi cezanın (Devlet Memurluğundan Çıkarma) istendiği belirtilmelidir.
- Savunma yapması için 7 günden az olmamak üzere süre verilmelidir.
- Süresi içinde savunma yapmazsa, savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmelidir.
Eğer memura “Hakkınızda şikayet var, savunmanızı verin” gibi muğlak bir yazı gönderilirse veya 7 günden az süre verilirse (örneğin “3 gün içinde cevap ver” denirse), verilen ihraç kararı usulden iptal edilir.
3. Karar Mercie: Yüksek Disiplin Kurulu (YDK)
Soruşturma tamamlandığında, disiplin amiri dosyayı inceler. Eğer memurun fiilinin “Devlet Memurluğundan Çıkarma” cezasını gerektirdiğine kanaat getirirse, dosyayı Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk eder. (Genellikle Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu).
- Amir İhraç Edemez: Okul müdürü, şube müdürü, il müdürü veya vali; memuru doğrudan memurluktan atamaz. Sadece teklif edebilir. Karar yetkisi münhasıran Kurul’dadır.
- Sözlü Savunma Hakkı: Yüksek Disiplin Kurulu’nda dosyası görüşülen memurun, kurul önünde bizzat veya avukatı aracılığıyla sözlü savunma yapma hakkı vardır. Bu hak memura hatırlatılmalı ve davet edilmelidir.
- 6 Ay Süresi: Yüksek Disiplin Kurulu, dosyanın kendilerine tevdiinden itibaren en geç 6 ay içinde kararını vermek zorundadır.
4. Yüksek Disiplin Kurulu’nun Yetkileri
Kurul önüne gelen dosyada iki şekilde karar verebilir:
- Kabul: Amirin teklifini kabul ederek memurun ihracına karar verir.
- Ret: Amirin teklifini reddeder. (Bu durumda memur ihraç edilmez).
Önemli Detay: Yüksek Disiplin Kurulu, teklif edilen cezayı “değiştirerek kabul” edemez. Yani “İhraç ağır olmuş, biz bunu maaş kesimine çevirelim” diyemez. Ya kabul eder ya reddeder. Eğer reddederse; atamaya yetkili amir, 15 gün içinde başka bir disiplin cezası (örneğin Aylıktan Kesme veya Kademe Durdurma) verebilir.
5. Hayat Kurtaran Detay: Zamanaşımı Süreleri
Disiplin hukukunda idarenin elini kolunu bağlayan en önemli unsur zamanaşımıdır. İdare, suç işlendiğini öğrendikten sonra sonsuza kadar bekleme lüksüne sahip değildir. DMK 127. maddeye göre iki tür zamanaşımı vardır:
A. Soruşturma Zamanaşımı (6 Ay)
Memurluktan çıkarma cezasını gerektiren fiilin işlendiğinin, disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde, artık o suçtan dolayı soruşturma açılamaz ve ceza verilemez.
B. Ceza Zamanaşımı (2 Yıl)
Fiilin işlendiği tarihten (öğrenme tarihi değil, olay tarihi) itibaren 2 yıl içinde disiplin cezası verilmezse, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Yani soruşturma açılsa, ifadeler alınsa, Yüksek Disiplin Kurulu toplansa bile; eğer olay tarihinden itibaren 2 yıl geçmiş ve hala karar tebliğ edilmemişse, dosya kapanır. Memur kurtulur.
6. Ceza Yargılaması ile İlişkisi (Beraat Eden Memurun Durumu)
Aynı olay nedeniyle memur hem ceza mahkemesinde (örneğin zimmet suçundan) hem de disiplin soruşturmasında yargılanabilir.
Kural: “Ceza mahkemesinde beraat etmek, disiplin cezasını otomatik olarak engellemez.”
Çünkü disiplin suçu ile ceza hukuku suçu farklıdır. Örneğin delil yetersizliğinden beraat eden bir memur, aynı delillerle idari açıdan “hizmet kusuru” işlediği gerekçesiyle ihraç edilebilir. Ancak; “yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması” (suçsuzluk) nedeniyle beraat edilirse, bu karar disiplin kurulunu bağlar.
BİR ALT CEZA UYGULAMASI VE YARGI YOLU (İPTAL DAVASI)
Hakkında disiplin soruşturması tamamlanan ve Yüksek Disiplin Kurulu tarafından suçu sabit görülen bir memur için her şey bitmiş sayılmaz. Hukukumuz, “iyi hal” gösteren memurlar için bir kaçış kapısı bırakmıştır. Ayrıca idarenin verdiği karar nihai değildir; bağımsız Türk mahkemeleri idarenin işlemlerini denetleme yetkisine sahiptir.
1. Memurun Can Simidi: Bir Alt Ceza Uygulaması (DMK 125. Madde)
657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin son fıkrası, ceza hukukundaki “takdiri indirim” (iyi hal indirimi) benzeri bir düzenleme içerir.
Buna göre; “Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.”
Nasıl Uygulanır?
- Memurun fiili normalde “Devlet Memurluğundan Çıkarma” cezasını gerektiriyor olabilir.
- Ancak memurun geçmiş sicili temizse, daha önce ceza almamışsa, başarı belgeleri varsa veya çalışmaları kurum tarafından takdir edilmişse; Yüksek Disiplin Kurulu bu indirim maddesini uygulayarak cezayı “Kademe İlerlemesinin Durdurulması” cezasına indirebilir.
- Bu sayede memur işini kaybetmez; sadece kademesi 1 ila 3 yıl durur ve maaşında kesinti olmaz.
İdarenin Takdir Yetkisi ve Yargı Denetimi: İdare, “Ben alt ceza uygulamıyorum” deme yetkisine keyfi olarak sahip değildir. Danıştay kararlarına göre; idare alt ceza uygulamayacaksa, bunun gerekçesini (örneğin “memur pişmanlık göstermemiştir”, “sicili bozuktur” gibi) kararında açıkça belirtmek zorundadır. Gerekçesiz olarak alt ceza uygulanmaması, başlı başına bir iptal sebebidir.
2. Yargı Yolu: İdare Mahkemesinde İptal Davası
Yüksek Disiplin Kurulu’nun ihraç kararı memura tebliğ edildiği andan itibaren memuriyet statüsü sona erer. Bu işleme karşı açılacak dava, İptal Davasıdır.
- Görevli Mahkeme: İdare Mahkemesi.
- Yetkili Mahkeme: Memurun son görev yaptığı yerdeki İdare Mahkemesi. (Örneğin Konya’da görev yapan memur, Bakanlık Ankara’da olsa bile davayı Konya İdare Mahkemesi’nde açar).
- Dava Açma Süresi: İhraç kararının tebliğinden itibaren 60 gündür. Bu süre hak düşürücüdür. Süre kaçırılırsa dava açılmaz.
3. “Yürütmeyi Durdurma” (YD) Talebi Neden Önemlidir?
İptal davaları 1-2 yıl sürebilir. Bu süre zarfında memur maaş alamaz, sağlık güvencesinden yararlanamaz. Bu mağduriyeti önlemek için dava dilekçesinde mutlaka “Yürütmenin Durdurulması” (YD) talep edilmelidir.
Mahkeme, işlemin açıkça hukuka aykırı olduğunu ve uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğacağını (maaş alamamak gibi) tespit ederse, dava sonuçlanmadan memurun geçici olarak görevine dönmesine karar verebilir.
4. Emsal İptal Sebepleri (Mahkeme Hangi Durumlarda İhracı İptal Eder?)
Danıştay ve İdare Mahkemeleri, genellikle şu gerekçelerle ihraç işlemlerini iptal etmektedir:
- Usul Hataları: Savunma hakkının kısıtlanması (7 günden az süre verilmesi), zamanaşımı sürelerinin geçirilmesi, soruşturmacının taraflı olması veya alt rütbede olması.
- Orantılılık İlkesine Aykırılık: İşlenen fiil ile verilen ceza arasında dengesizlik olması. (Örneğin basit bir tartışma yüzünden memurun atılması).
- Somut Delil Eksikliği: İhracın sadece dedikodu, duyum veya isimsiz ihbarlara dayanması; somut, her türlü şüpheden uzak delillerle ispatlanamaması.
- Alt Ceza Uygulanmaması: Sicili çok temiz olan memura gerekçesiz şekilde alt ceza uygulanmaması.
5. Davayı Kazanan Memurun Hakları (İade Süreci)
Mahkeme ihraç işlemini iptal ederse ne olur?
- 30 Gün İçinde Başlatma: İdare, mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren en geç 30 gün içinde memuru eski görevine veya eşdeğer bir göreve başlatmak zorundadır. “Kadro yok”, “Yerin doldu” gibi bahaneler ileri sürülemez.
- Geriye Dönük Maaşlar: Memur, açıkta geçirdiği (çalışmadığı) süreye ait tüm maaşlarını, ikramiyelerini ve ek ödemelerini yasal faiziyle birlikte toplu olarak alır.
- Özlük Hakları: Memurun sigorta primleri (Emekli Sandığı/SGK) idare tarafından geriye dönük yatırılır. Derece ve kademe ilerlemeleri yapılır. Memur sanki hiç atılmamış gibi kaldığı yerden devam eder.
ÖZET VE GENEL DEĞERLENDİRME
Devlet memurluğundan çıkarma, memuriyet hayatının en büyük travmasıdır. Ancak bu süreç, idarenin sınırsız yetkiye sahip olduğu bir alan değildir. 657 sayılı Kanun ve Danıştay içtihatları, memuru koruyan güçlü zırhlar (zamanaşımı, savunma hakkı, orantılılık ilkesi) getirmiştir.
Bir soruşturma ile karşı karşıya kaldığınızda;
- Tebligatları saklayın ve tarihlere dikkat edin.
- Savunma sürenizi sonuna kadar kullanın ve mutlaka yazılı savunma verin.
- Alt ceza (DMK 125) talebinde bulunun.
- Karar aleyhinize çıkarsa, 60 günü geçirmeden İdare Mahkemesi’ne başvurun.
Unutulmamalıdır ki; usul, esastan önce gelir. Çok ağır bir suç işlediği iddia edilen bir memur bile, soruşturmadaki basit bir usul hatası (örneğin zamanaşımı) sayesinde görevine dönebilmektedir. Bu nedenle sürecin bir İdare Hukuku Avukatı ile yürütülmesi hayati önem taşır.
Yasal Uyarı: Bu makale hukuki mütalaa veya tavsiye niteliğinde değildir.
